
TBMM Genel Kurulu’nun 2026 yılı bütçe görüşmelerinin son gününde, CHP Grubu adına Grup Başkanvekili Murat Emir, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba kürsüye çıkarak hükümetin mali planını sert bir dille eleştirdi.
“Enflasyonu çıkarınca, büyüme konusunda dünyanın gerisindesiniz. Sizin büyüme yalanınız vatandaşın cebine yansımıyor.” diyerek Emir, büyüme rakamlarının yalnızca parasal şişme olduğunu belirtti.

Başarır, Sayıştay’ın asli görevine değinerek “Sayıştay bütçenin nereye, nasıl harcandığını inceleyerek hukuki ve mali denetim yapmalı; ancak raporlar gün geçtikçe eriyip gitti” şeklinde eleştirdi. Ayrıca, “Günden güne eriyen bir rapor, bulgu topluluğu var. Sayıştay görevini yapmıyor” diyerek denetim mekanizmasının işlevsizliğini vurguladı.
2026’da yürürlüğe girecek asgari ücretin alım gücünü ölçmek amacıyla et, süt ve altın üzerinden kıyaslamalar yaptıklarını hatırlatan Başarır, gençlerin ve çalışanların hayali olan iPhone’u almaları için Türkiye’de 135 gün, İsviçre’de 4 gün, Almanya’da 10 gün, Fransa’da 12 gün çalışması gerektiğini belirtti. Bu örnek, yaşam maliyetlerinin ülke bazında ne denli farklılaştığını gözler önüne serdi.
Başarır, Türkiye’nin doğal gaz ve petrol çıkarma politikasını desteklerken, dünya genelinde enerji fiyatlarının %36 düşmesine karşın Türkiye’de %36 arttığını dile getirerek enerji politikalarının çelişkili olduğunu savundu. Ayrıca, “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü”ne yönelik 4 000 sayfalık iddianamenin sadece 3 500 sayfasının ifadesini değiştirenlerin ve gizli tanıkların varlığını sorgulayarak, soruşturmanın siyasi bir araç olduğunu iddia etti.
Emir, enflasyonun yalnızca talep enflasyonu değil, maliyet enflasyonu kaynaklı olduğunu vurguladı. “Cepler boş; 3 kuruş varsa ekmek alıyor, alabilirse zeytin, peynir alıyor” diyerek düşük gelirli vatandaşların satın alma gücünün eridiğini belirtti. Emir, hükümetin yapısal reform eksikliğini “bir tane yapısal reformunuz yok” şeklinde eleştirerek, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na aktif katılım sözü verdi.
Ek olarak, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmadığını, kayyum uygulamalarının sürdüğünü dile getirerek, “Eve Dönüş Yasası” gibi toplumsal barışı güçlendirecek yasal düzenlemelere destek gerektiğini vurguladı.
Ağbaba, bütçenin halkın sofrasına “hayır” getirmediğini, vergi adaletinin sağlanmadığını ve vergi yükünün işçi ve emekçinin sırtına bindiğini ifade etti. İmamoğlu davasına da değinen Ağbaba, bu sürecin bir “kumpas” olduğunu iddia ederek, siyasi motivasyonlu bir soruşturma olduğuna dikkat çekti.