
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, 19 Aralık’ta yayımlanan binlerce Epstein dosyasının içinde yer alan en az 13 fotoğrafın ertesi gün bakanlığın internet sitesinden kaldırıldığını duyurdu. Bu fotoğraflar arasında eski ABD Başkanı Donald Trump’ın da göründüğü iddia edilen bir kare bulunuyordu.

Blanche, fotoğrafların kaldırılmasının temel gerekçesinin mağdurların güvenliği ve endişeleri olduğunu vurguladı. Kaldırılan görsellerin bir kısmında, kadınların sansürsüz halleri yer alırken, bazıları ise tamamen redakte edilmiş durumdaydı. Bu durum, bakanlığın “tedbir amacıyla” geçici bir kaldırma yaptığını ve inceleme sonrası fotoğrafın yeniden yayınlandığını gösterdi.
Blanche, Trump’ın fotoğrafta yer alması iddialarını “gülünç” ve “başkan Trump ile hiçbir ilgisi yok” şeklinde reddetti. “Başkan Trump’ın Bay Epstein ile birlikte görüldüğü onlarca fotoğraf kamuoyuna yansımıştır. Dolayısıyla tek bir fotoğrafı kaldırmamız saçma ve gülünçtür” dedi. NBC News’e verdiği röportajda, fotoğrafın “mağdurları korumak için potansiyel olarak daha fazla işlem yapılması amacıyla” işaretlendiğini, ancak incelenen fotoğrafta Epstein’in kurbanlarından birine dair kanıt bulunmadığını belirtti.
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi’ndeki Demokrat parti üyeleri, fotoğrafların aniden kaldırılmasını “şeffaflık eksikliği” olarak nitelendirdi ve bakan Pam Bondi’ye “Başka neler gizleniyor?” sorusunu yöneltti. 20 Aralık’ta komite üyeleri, Trump’ın kayıp fotoğrafını sosyal medyada paylaşarak bakanlığın kararını sorguladı. Cumhuriyetçi parti üyesi Thomas Massie de, “Yasanın ruhunu ve lafzını hiçe sayıyorlar. Hayatta kalanlar tatmin olana kadar ben de tatmin olmayacağım” diyerek bakanlığın tutumuna eleştirel bir ses oldu.
Bakanlık, Kongre’nin Epstein belgelerinin tamamının 19 Aralık’a kadar yayımlanmasını zorunlu kılan yasaya uymak zorunda olduğunu kabul etti. Ancak, kişisel tanımlanabilir bilgiler, çocuk istismarı içeren materyaller ve ulusal güvenlik açısından hassas kayıtlar redakte edilerek yayınlandı. Bu redaksiyonların büyük bir kısmı fotoğraflara da yansımış; bazı kadın yüzleri tamamen gizlenmişken, diğerlerinde yüzler net bir şekilde gösterilmişti. Bu tutarsızlık, bakanlığın “aktif bir federal soruşturmayı tehlikeye atacak” bilgileri gizleme gerekçesiyle çelişiyor gibi algılandı.
Epstein davası hâlâ kamuoyunun ve uluslararası medyanın yakın takibinde. Kaldırılan fotoğrafların geri yüklenmesi, bakanlığın “geçici” bir önlem aldığı yönündeki iddiaları güçlendirdi. Ancak, belgelerin tam ve eksiksiz bir şekilde yayımlanması, mağdurların haklarını koruma ve kamu güvenini yeniden tesis etme açısından kritik bir adım olarak görülüyor. İlerleyen günlerde, Kongre’nin bakanlığa yönelteceği yeni sorular ve olası yasal düzenlemeler, bu şeffaflık tartışmasının seyrini belirleyecek.
Bu fotoğrafların kaldırılması doğru bir karar. Mağdurların güvenliği her şeyden önemlidir.