
TÜMOSAN, tamamen öz kaynaklarıyla ve Türk mühendislerinin öncülüğünde geliştirdiği yeni nesil dizel marin motorunu Konya’daki tesislerinde üretim ve test aşamalarını tamamladı. Motor, yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranı taşıyarak yerli savunma sanayisinin kritik bir parçası konumuna yükseldi. Bu başarı, Türkiye’nin deniz platformlarında dışa bağımlılığını azaltma stratejisinin somut bir göstergesidir.

Marin motor, ARES Tersanesi ile ortak yürütülen ULAQ SİDA projesi çerçevesinde silahlı insansız deniz aracına (SİDA) entegre edildi. “Yerli motor, yerli platformla buluştu” sloganıyla gerçekleştirilen bu entegrasyon, motorun TÜBİTAK testlerinden geçerek uzun süreli deniz denemelerinden başarılı bir şekilde çıkmasını sağladı. Test sonuçları, performans, dayanıklılık ve görev kabiliyeti açısından sistemin askeri kullanım için uygun olduğunu teyit etti.
Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da hazır bulunduğu törenle ULAQ SİDA resmi olarak Türk Deniz Kuvvetleri envanterine alındı. Bu tören, yerli ve milli savunma üretiminin ulusal güvenliğe doğrudan katkısını simgeleyen bir an olarak kayıtlara geçti. “TÜMOSAN olarak büyük bir gurur yaşıyoruz; geliştirdiğimiz ürünlerin sahada karşılık bulduğunu görmek bizi mutlu ediyor.” şeklindeki açıklamalarıyla Genel Müdür Halim Tosun, projenin stratejik önemine vurgu yaptı.
TÜMOSAN’ın yerli marin motoru sadece ULAQ SİDA’da kullanılmakla kalmayıp, Tersaneler Genel Müdürlüğü bünyesindeki çekici vasıta (Katır) teknelerinde de ithal motorların yerini alıyor. 2024‑2025 yılları arasında TGM ile imzalanan 22 adet marin motorluk üretim ve teslimat sözleşmesi kapsamında, Gölcük, Aksaz, İzmir, Foça ve Mersin’de toplam 14 marin güç grubu teslim edilerek deniz tabanlı operasyonların yerli çözümlerle sürdürülebilirliği hedefleniyor.
2026 sonrası için oluşacak yerli marin motor talebine yönelik planlamalar hâlihazırda yürütülüyor. Bunun yanı sıra, TÜMOSAN Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar (ÖMTTZA) projesinde 500 beygir gücüne kadar yerli ve milli motor alt sistemleri üretmeyi ve teslim etmeyi hedefliyor. Bu çok yönlü yaklaşım, Türkiye’nin savunma sanayisinin bütüncül bir yerlileşme stratejisine işaret ediyor.
Üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyada, yerli motorların deniz platformlarına entegrasyonu, hem ekonomik hem de stratejik bağımsızlık açısından büyük bir adım. Türkiye’nin denizlerdeki sürdürülebilir varlığı, tamamen yerli çözümlerle desteklenerek uzun vadeli güvenlik ve savunma hedeflerine hizmet edecek. Bu gelişme, savunma sanayisinin yerli teknolojilere dönüşüm sürecinde kritik bir kilometre taşıdır.