Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: SDG’nin entegrasyon niyeti yok, İsrail’le koordinasyon hâlâ kritik

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: SDG’nin entegrasyon niyeti yok, İsrail’le koordinasyon hâlâ kritik
Yayınlama: 22.12.2025
2
A+
A-

Özet: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam ziyareti sırasında SDG/YPG’nin Suriye ordusuna entegrasyon çabalarına dair eleştirilerini dile getirerek, İsrail ile koordinasyonun bölgesel istikrar üzerindeki etkisini vurguladı.

Şam Ziyareti ve Görüşmelerin Genel Çerçevesi

Türkiye’yi temsil eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye’nin başkenti Şam’da kritik bir resmi ziyarette bulundu. Ziyaret, Türkiye‑Suriye ilişkilerinin son bir yıldaki seyrini değerlendirmek, iki taraf arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirmek ve bölgesel güvenlik konularını masaya yatırmak amacıyla planlandı.

Görüşmelerde, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriyeli dışişleri bakanı Esad Hasan Şeybani ve üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir araya gelindi. Taraflar, terörle mücadele, mülteci geri dönüşü, ticari ilişkiler ve 10 Mart Mutabakatı gibi konuları detaylı olarak ele aldı.

SDG ve Entegrasyon Tartışması

Toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Bakan Fidan, SDG/YPG‘nin Suriye ordusuna entegrasyon çağrısının artık “gerçekçi bir seçenek” olmadığını vurguladı. “SDG’nin entegrasyona niyeti yok, mevcut faaliyetlerini İsrail’le koordinasyon içinde yürütüyor; bu durum Şam ile yürütülen görüşmelerde büyük bir engel teşkil ediyor,” diyerek bölgedeki güç dengelerinin değişebileceğine işaret etti.

Fidan, “Türkiye olarak Suriye’nin istikrarına öncelik veriyoruz ve bu doğrultuda bütün yardıma ve iş birliğine hazırız” sözleriyle Türkiye’nin tutumunu yeniden teyit etti. Ayrıca, SDG’nin Suriye yönetimine entegrasyonu konusunda “çok az ilerleme kaydetmeye niyeti olmadığını” gözlemlediklerini belirtti.

İsrail ile Koordinasyon ve Bölgesel Güvenlik

Bakan, İsrail’in Suriye güneyindeki askeri hareketliliğinin bölge istikrarını tehdit ettiğini, ancak İsrail ile bir uzlaşıya varmanın uzun vadeli barış için kritik olduğunu ifade etti. “İsrail’in yayılmacı politikalar yerine bölgedeki ülkelerle karşılıklı uzlaşı temelli bir anlaşmaya varması, küresel güvenliğe katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Bu bağlamda, Türkiye’nin İsrail ile doğrudan temas kurmadığını, fakat Suriye’nin güvenlik mimarisinde İsrail’in rolünün göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.

DEAŞ ile Mücadele ve Uluslararası Koalisyon

Görüşmelerde, Şam’ın uluslararası koalisyonun bir parçası haline gelmesi ve DEAŞ’ın yeniden canlanmasının önlenmesi için ortak stratejiler tartışıldı. Fidan, “DEAŞ’ın bölgedeki kırılganlıklardan faydalanma çabalarını engellemek, ortak güvenlik planlarıyla mümkün olacaktır” diyerek, Türkiye‑Suriye iş birliğinin bu alandaki önemine değindi.

Koalisyonun destek mekanizmaları, sınır güvenliği ve istihbarat paylaşımı konularında somut adımlar atılması kararlaştırıldı.

Gelecek Planları: Ekonomi, Ticaret ve Yeniden İnşa

Ekonomik alanda, iki ülkenin ticaret hacmini artırmak, Suriye’nin altyapı projelerine Türk firmalarının katılımını sağlamak ve mültecilerin güvenli, gönüllü geri dönüşlerini desteklemek öncelikli konular arasında yer aldı. Ayrıca, Suriye’nin yeniden inşası için kapasite inşası projeleri ve ortak kalkınma planları masaya yatırıldı.

Fidan, “Türkiye‑Suriye ilişkileri çok yönlü; güvenlik, ekonomi ve insani alanlarda birlikte ilerlemek, bölgenin uzun vadeli istikrarını garantileyecek” diyerek ziyareti noktaladı.

Sonuç ve İleriye Dönük Değerlendirme

Ziyaret, iki ülke arasındaki stratejik diyaloğun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. SDG’nin entegrasyon konusundaki sınırlı niyeti ve İsrail ile koordinasyonun bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri, gelecekteki diplomatik hamlelerin temelini oluşturacak. Türkiye’nin bölgedeki aktif rolü ve çok taraflı iş birliği çabaları, Şam’da gerçekleşen bu görüşmelerin ardından daha da belirginleşti.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.