
DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Şam’da bir araya gelerek çok geniş kapsamlı bir ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantının odak noktası, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, bölgesel güvenliğin teminat altına alınması ve SDG (Suriye Destek Grubu)’nun Suriye yönetimine entegrasyonu oldu.
Fidan, “SDG’nin, Suriye yönetimine entegre olması, bunu diyalog yoluyla, uzlaşma yoluyla herkesin lehine olacak şekilde yapması ve Suriye’nin tarihinde hiç olmadığı kadar istikrar, bütünlük ve refaha kavuşmasının önünde engel olmaktan çıkması önemli” diyerek konunun stratejik değerine dikkat çekti. Bu entegrasyonun, Suriye’nin iç dinamiklerini istikrara kavuşturmasının yanı sıra, bölgedeki güvenlik boşluklarını da kapatacağını belirtti.
Bakan Fidan, “Suriye ile İsrail arasındaki yürütülen müzakerelerin Türkiye açısından da hayati önem taşıdığını” vurguladı. İsrail’in yayılmacı politikalar yerine, bölge ülkeleriyle karşılıklı rızaya dayalı bir anlaşma çerçevesi oluşturmasının, sadece Suriye’nin değil, tüm Ortadoğu’nun istikrarına ve küresel güvenliğe olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.

Fidan, “DEAŞ ile mücadele, bölgesel istikrarın vazgeçilmez bir parçasıdır” diyerek, koalisyonla birlikte yürütülen çabaların daha da yoğunlaştırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, ticaret, mülteci dönüşü, lojistik ve enerji gibi alanlarda ikili iş birliğinin artırılmasının, Suriye’nin yeniden kalkınma yoluna girmesine destek olacağını belirtti.
Fidan, ABD Senatosu’nun Sezar Yasası’nı yürürlükten kaldırmasının bölgeye yatırım akışını hızlandıracağını, bu sayede Suriye’nin ekonomik yeniden yapılandırma sürecine ivme kazandıracağını vurguladı. Bu adımın, Washington yönetimine ve özellikle ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkürle tamamlandığını ekledi.
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, “SDG’den henüz somut bir irade göremedik” diyerek, grup ile ilgili beklentilerin henüz tam olarak karşılanmadığını dile getirdi. Bununla birlikte, Cezire bölgesine artan önemin altını çizerek, Suriye’nin kuzeydoğusundaki güvenlik ve istikrarın da kritik bir konu olduğunu yineledi.
Toplantı sonunda iki ülke, ekonomik, istihbarat ve askeri iş birliğini güçlendirmeye, mültecilerin gönüllü geri dönüşünü sağlamak için gerekli lojistik altyapıyı kurmaya ve bölgesel terörle mücadelede ortak bir strateji geliştirmeye karar verdi. Fidan, bu sürecin “Suriye’nin tarihindeki en büyük istikrar ve refah dönemi” olma potansiyeli taşıdığını belirtti.