
Hemşire Z.N.B. (Nizip Devlet Hastanesi Acil Servisi) hastaneye başvuran A.K. tarafından tehdit edildiğini iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Duyuru sonrası Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlattı.

İlk incelemelerde tanık ifadeleri, hemşirenin beyanlarını destekledi. Tanıklar hemşirenin tehdit edildiğini doğrularken, şüpheli A.K.’nin savunması ise olayın bir yanlış anlaşılma olduğunu öne sürdü. Soruşturma ilerledikçe, savcılık dosyanın uzlaşma kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna ulaştı ve dosyayı Uzlaştırma Bürosu‘na sevk etti.
Uzlaştırmacı, iki tarafla yaptığı görüşmelerde hemşirenin şikayetinden vazgeçmesi için A.K.’nin bir yardım kuruluşuna 5 bin lira bağış yapması şartını önerdi. Şüpheli bu şartı kabul etti ve bağışı gerçekleştirdi. Bağışın ardından A.K. resmi olarak uzlaşma şartlarını yerine getirmiş oldu.
Bağış tamamlandıktan sonra dosya yeniden savcılığa gönderildi. Cumhuriyet Başsavcılığı, tarafların uzlaşmaya varması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti. Olay, yerel medyada geniş yankı buldu ve Nizip’te sağlık çalışanlarının güvenliği konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzlaşma süreci, benzer olayların çözümünde alternatif bir yol olarak gösterilirken, bağış şartının etik boyutu da kamuoyunda tartışma yarattı.