
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılına ilişkin asgari ücret rakamını kararlaştırma sürecinin üçüncü toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı binasında gerçekleşti. Toplantıya hükümet ve işveren temsilcileri katıldı; işçi kesimini temsil eden TÜRK‑İŞ ise önceki iki oturumda olduğu gibi bu kez de katılım göstermedi.

Ekonomist Muhammed Bayram, asgari ücrette %28‑%32 arasında bir artış beklentisi olduğunu dile getirerek, “Enflasyon baskısı ve yaşam maliyetleri göz önüne alındığında, bu aralık makul bir denge sunuyor” şeklinde yorum yaptı.
CNN Türk’te değerlendirme yapan Prof. Dr. Abdulkadir Develi ise, işçi temsilcilerinin masada olmamasına rağmen taleplerin Bakanlık aracılığıyla komisyona yansıdığını belirtti. Develi, “%25 artış, hem enflasyonla mücadele hem de istihdam üzerindeki olumsuz etkileri dengelemek açısından öne çıkıyor” dedi. Bu oran kabul edildiği takdirde, 2026 yılı asgari ücretinin net 27.630 TL seviyesine ulaşması bekleniyor.
Uzmanlar, asgari ücret artışının yalnızca asgari ücretlileri değil, asgari ücret yakınındaki maaşları, kıdem tazminatlarını ve çeşitli fiyat kalemlerini de doğrudan etkilediğini vurguluyor. %20’lik bir artışın işçi tarafını tatmin etmeyeceği, %30‑%35 aralığının ise işveren açısından istihdamı olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuluyor.
Ekonomik analizler, farklı artış senaryolarını şu şekilde ortaya koyuyor:
Senaryo 1: %25 artış – Ortalama enflasyon hedefiyle uyumlu, istihdamda ciddi bir düşüş riskine yol açmaz.
Senaryo 2: %28‑%30 artış – Çalışanların alım gücünü artırır, fakat bazı sektörlerde maliyet baskısı yaratabilir.
Senaryo 3: %32‑%35 artış – Enflasyonla mücadeleye katkı sağlar, ancak küçük ve orta ölçekli işletmelerde işten çıkarmalara neden olabilir.
Bu senaryolar, hükümet ve işveren temsilcilerinin oylarıyla şekillenecek nihai kararı doğrudan etkileyecek.