
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) bugün saat 15.30’da düzenlediği basın toplantısında, asgarî ücretin 28.000 TL olarak açıklanmasının işçilerin geçim koşullarını iyileştirmeye yetmeyeceğini vurguladı. Toplantıya katılan basın mensupları, Atalay’ın bu güçlü çıkışının ülke ekonomisindeki geniş yankı yaratacağını fark etti.

Atalay, sözlerine şöyle başladı: “Açıklanan rakam, ne asgari ücretlinin ne kamuoyunun ne de bizim kabul edeceğimiz bir rakam değil. Bu yapıdan sağlıklı bir rakam çıkmayacağını bildiğimiz için komisyona katılmadık.” Bu ifade, sendikanın yıllardır süregelen eleştirilerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçmişten gelen bir tutum: Atalay, geçen yıl 24 Aralık’ta gerçekleştirilen Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısına da katılmadıklarını hatırlatarak, “Bu komisyon 50 yıldır var ve biz 30. toplantıya kadar katıldık, sadece üç kez evet dedik” dedi. Bu tarihsel perspektif, sendikanın “adil olmayan” bir sürece karşıt duruşunu pekiştiriyor.
Bugünkü toplantıya dair Bakanlık tarafından gönderilen yazıyı okuduktan sonra, “süreç içinde kendilerine ulaşan yazılara cevap vermedik” ifadesiyle net bir duruş sergiledi. Atalay, “Ne oldu? Aradan bir sene geçti. Gerekçelerimizi ifade ettik. Bu komisyon adil değil” diyerek, gönderilen belgelerin göz ardı edildiğini belirtti.
Ekonomik göstergeler de açıklamaları destekliyor. TÜİK’in son verilerine göre, enflasyon %40‑45 seviyelerinde seyrediyor, ancak Yüksek Hakem Kurulu sadece %10‑15 oranında bir artış öneriyor. Atalay, “Bu tabloyla karşı karşıyayız” diyerek, yüksek enflasyonun işçilerin alım gücünü erittiğini vurguladı.
Sendika, “geçim ücreti” olarak nitelendirdiği asgari ücretin, gıda, eğitim, kira ve ulaşım maliyetlerindeki artışları karşılayamadığını ve “14,38 liralık bir kaybımız” olduğunu açıkladı. “Antidemokratik yapı” ifadesiyle, karar mekanizmalarının işçi temsilini yeterince yansıtmadığını eleştirdi.
Bir gazetecinin 2026’da ara zam beklentileri hakkında sorduğu soruya Atalay, “Enflasyon artmasın, umut etmiyoruz. Asgari ücret artsın, enflasyon artsın bir önemi kalmıyor. İnsanların alım gücü düşüyor.” yanıtını verdi. Bu yanıt, sendikanın sadece ücret artışı değil, aynı zamanda enflasyonla mücadele ve alım gücünün korunmasını da talep ettiğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, TÜRK-İŞ, “sistemde köklü bir değişiklik yapılmadıkça masada olmayacağız” diyerek, gelecekteki toplantılara katılım koşullarını yeniden değerlendireceklerini belirtti. İşçi sınıfının beklentileri, hükümetin ekonomik politikaları ve asgari ücretin belirlenme süreci arasında yeni bir gerilim dönemi başlıyor.