
Erzurum’da doğum sırasında yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle beyin içinde su birikmesi oluştu. “8 günlükken ameliyat olmam gerektiği doktorlar tarafından bildirildi,” diyen Fatih Kaplan, 8 günlükken geçirdiği operasyon sonucunda sol kol ve sol ayağında kısmi felç kaldı. Ameliyattan kısa bir süre sonra ailesi ve öğretmenlerinin destekleriyle fizik tedaviye başladı. 
Bu süreçte 1,5 yaşından itibaren yaklaşık 17 yıl süren yoğun rehabilitasyon programına katıldı. Fizik tedavinin yanı sıra, doktorların önerisiyle “sol ayağım ve kolumda hareket kısıtlılığı vardı, bu yüzden suyun içinde rahat hissedebileceğim bir aktiviteye yönlendim” demiştir. Bu yönlendirme, Fatih’in yüzme ile tanışmasına vesile oldu.
6 yaşında başlayan yüzme antrenmanları, Fatih’in hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyileşmesinde kritik rol oynadı. Paralimpik yüzme milli takımına seçilmesi, onun için bir dönüm noktası oldu. Uluslararası müsabakalara katılarak iki kez Avrupa Şampiyonası’nda ikincilik elde etti ve milli formayı gururla taşıdı.
“Yüzme benim için bir kurtuluştu. Suyun içinde kollarımı ve bacaklarımı özgürce hareket ettirebildiğimde, bedenimdeki sınırlamaları unuturum,” diye açıklıyor Fatih.
2016 yılında antrenörlerinin önerisiyle paralimpik atletizme yöneldi. Fiziksel yapısının bu branşa daha uygun olduğunu belirten Fatih, kısa sürede milli takım seviyesine yükseldi. Avrupa Şampiyonası’nda bir kez altın, iki kez bronz madalya kazanarak adından söz ettirdi.
Ancak 2023 yılında iller arası bir yarışta yaşadığı ayak bileği kırıkları, sporcunun kariyerine bir ara vermesine neden oldu. Bu zor dönemde üniversitesinden ÜNİLİG (Üniversitelerarası Lig) kapsamında özel sporcu kategorisinde yarışma fırsatı buldu ve bu sayede tekrar formunu toparlayarak sahalara dönme şansı yakaladı.
Şu an Erzurum Teknik Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde antrenörlük bölümü üçüncü sınıf öğrencisi olan Fatih, hem akademik hem de sportif anlamda kendini geliştirmeye odaklanmış durumda. Üniversitesini temsil eden özel sporcu olarak ÜNİLİG yarışmalarına katılıyor ve milli formayı yeniden giymek için yoğun antrenmanlar sürdürüyor.
“Milli formayı hızlı bir şekilde yeniden giymek ve ülkemizi tekrar uluslararası arenada temsil etmek en büyük hayalim,” diyor Fatih. Sporun kendisine kattığı özgüven ve disiplin sayesinde, gelecekte de engelleri aşarak daha büyük başarılara imza atmayı planlıyor.
Fatih Kaplan’ın hikâyesi, doğuştan gelen zorluklar ve sonradan oluşan sağlık problemleriyle mücadele eden binlerce genç sporcunun ilham kaynağı. Engelli sporların toplumsal farkındalığını artırma ve gençlere umut olma potansiyeli, bu tür başarıların medyada daha çok yer alması gerektiğini gösteriyor.