
3’üncü Lig 4’üncü Grup’ta 4’te 4 yaparak devre arasına 18 puanla 10’uncu sırada giren Altay, cuma günü yapılacak olağanüstü genel kurulda yeni bir başkan adayı belirlemeye çalışıyor. Kulübün bu kritik dönemdeki yönetim boşluğu, taraftarlar ve spor çevreleri arasında büyük bir merak uyandırdı.
Siyah-beyazlı kulübün karşı karşıya olduğu FIFA davaları ise durumun ciddiyetini artırıyor. FIFA’dan gelen yedi ayrı dava dosyası, Altay’ın puan silinme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilir; bu da sezonun geri kalanında lig konumunu tehlikeye sokabilir.

Konuyla ilgili yakın kaynaklar, başkanlık için nabız yoklayan isimlerin şu ana kadar net bir yatırımcı bulunamaması nedeniyle kararlarını ertelediğini belirtiyor. Özellikle eski başkan Süleyman Özkaral ile eski altyapı başkanı Cemil Hasın birlikte hareket ettiği, ancak güçlü bir finansal destek olmadan aday olmayı düşünmedikleri ifade edildi.
Mevcut başkan Sinan Kanlı ise görevi bırakma kararını açıkladıktan sonra da yatırımcılarla görüşmelerini sürdürdüğünü ve cuma günü yapılacak kongrede yeniden aday olma ihtimalini göz ardı etmediği ortaya çıktı.
Altay’ın mali durumunu iyileştirecek ve FIFA davalarına karşı savunma stratejileri geliştirecek bir yatırımcının bulunması, kulübün hem sportif hem de idari anlamda yeniden yol haritasını çizecek. Uzmanlar, yatırımcıların sadece finansal kaynak sağlamakla kalmayıp, kulübün altyapı ve genç yetenek sistemine de katkı yapması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, Altay taraftar grupları da yönetim kriziyle ilgili sosyal medyada yoğun tepkiler veriyor ve kulübün şeffaf bir yönetim süreci yürütmesini talep ediyor. Bu baskı, olası adayların kararlarını etkileyecek ve kongredeki oy dağılımını şekillendirebilir.
Cuma günü gerçekleşecek olağanüstü genel kurul, sadece başkan adayının belirlenmesiyle sınırlı kalmayacak; aynı zamanda FIFA davalarına karşı kulübün savunma stratejileri, mali raporlar ve yatırımcılarla yapılacak sözleşmeler de gündemde olacak. Bu kritik toplantının sonuçları, Altay’ın ligde kalma mücadelesi ve uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak.