
Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde doğup büyüyen, üç çocuğun babası ve lise mezunu Engin Akbadal (48), geçimini çeşitli hamallık işlerinde sağlayarak ailesine destek olmaya çalışıyordu. Yaklaşık 12 yıl önce bir anda hızla kilo almaya başlayan Akbadal, hastanelerde uzun bir süre tanı konulamamasıyla karşılaştı. Kilosunun 300 kiloya ulaşması, işine devam edememesine ve nihayetinde yatağa bağımlı hâle gelmesine yol açtı. Halk arasında “fil hastalığı” olarak anılan lenfödem tanısı konulduğunda ise durumunun ne kadar ciddi olduğu ortaya çıktı.

MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sevdamız Kayseri’müzde yaşayan Engin Akbadal’ın tedavisine Cuma günü itibariyle başlayacağız” dedi. Açıklamada ayrıca Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Sarıoğlan Belediye Başkanı Bekir Ayyıldırım ve İl Sağlık Müdürü Mehmet Erşan’ın da tedavi sürecine doğrudan katkı sağladığı vurgulandı. Ersoy, “Bu vesile ile hemşehrimiz Engin Akbadal’a Yüce Allah’tan sağlık ve şifa vermesini temenni ediyorum” diyerek, vatandaşların dertlerinin partinin derdi olduğunu yineledi.
Bu destek, sadece bir politikacının sözüyle sınırlı kalmadı; DHA haberine yanıt veren yerel sivil toplum örgütleri ve bağış kampanyaları da Akbadal’a maddi yardım sağladı. “VATANDAŞIMIZIN DERDİ, BİZLERİN DERDİ” sloganı, bölge halkının dayanışma ruhunu yansıtıyor.
Lenfödem, lenf sistemindeki akışın bozulması sonucu oluşan kronik şişliktir ve genellikle bacaklarda, kolların alt kısmında görülür. Hastalığın ilerlemesi durumunda, deri kalınlaşır, enfeksiyon riski artar ve hastanın hareket kabiliyeti ciddi ölçüde azalır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, erken tanı ve tedaviyle hastalığın ilerlemesi %70‑80 oranında durdurulabiliyor. Engin Akbadal’ın durumunda ise hastalığın ileri evresi, kilo fazlalığı ve uzun yıllar süren tedavi eksikliği nedeniyle komplikasyonlar çok derinleşmişti.
Akbadal’ın tedavisi, modern fizyoterapi, drenaj teknikleri ve gerekirse cerrahi müdahaleleri kapsayan çok disiplinli bir yaklaşımla yürütülecek. Uzmanlar, tedavinin ilk aşamasında hastanın kilosunun kontrol altına alınması ve beslenme programının yeniden düzenlenmesinin kritik olduğunu belirtiyor. “Bu süreç, hastanın yaşam kalitesini yeniden kazandırmak için uzun vadeli bir çaba gerektirecek” şeklinde uyarıda bulunuyorlar.
Kayseri’deki bu girişim, benzer sorunlar yaşayan diğer hastalar için bir örnek teşkil edebilir. Yetkililer, bölgedeki sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve erken tanı programlarının yaygınlaştırılması için yeni projeler hazırlamayı planlıyor.
Engin Akbadal’ın tedavi yolculuğu, hem bireysel hem de toplumsal bir mücadele olarak kayda geçiyor; bu süreçte toplumsal dayanışma, siyasi irade ve tıbbi uzmanlığın bir araya gelmesi, hastalığın gölgesinden kurtulma umudunu artırıyor.