
Ali Mahir Başarır, TBMM Genel Kurulu’nda düzenlediği basın toplantısında, yeni belirlenen asgari ücretin “utanç verici bir rakam” olduğunu belirtti. “İşçiler ve muhalefet, beklenenin verilmeyeceğini tahmin edebiliyordu; ama bu kadar düşük, toplumun gerçeklerinden kopuk bir rakamın açıklanacağını hiç kimse beklemiyordu” diyerek, hükümetin politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Basarır, TÜİK’in istatistiklerini manipüle ettiğini ve gerçek verileri kamuoyu ile paylaşmadığını iddia etti. “Biz yıl boyunca TÜİK’i konuştuk, gerçek verileri paylaşmadığını söyledik. TÜİK’in emeklinin, işçinin sofrasına el uzattığını, cebine el uzattığını söyledik” ifadeleriyle, kurumun güvenilirliğini sorguladı. Ayrıca, TÜİK’in 2025 yılı sonunda enflasyonu %2,1 düşürmesi durumunda yıllık enflasyonun %27’ye gerileyeceğini, bu rakamların ise “birileri tarafından sipariş olarak verildi” şeklinde yorumladı.
Başarır, asgari ücretin tamı tamına 5.971 TL arttığını ve bu artışın %27 olduğunu vurgulayarak, “rezalet budur” dedi. Yılın ilk 11 ayında toplam enflasyonun %29,7 olduğu, dolayısıyla gerçek alım gücünün düşüşte olduğu noktasına dikkat çekti. Bu bağlamda, asgari ücretin enflasyonla paralel bir artış göstermediğini ve çalışanların yaşam standartlarının gerilediğini belirtti.
Basarır, TBMM’de kabul edilen 2026 yılı bütçesine de değinerek, “14 günlük bütçe maratonunda 19 trilyonluk bütçenin nereye, nasıl dağıtılacağını konuşurken işçiden, emekliden, emekten bahsetmeyen bu iktidarı affetmeyin” diye uyardı. Halkın anayasal haklarını kullanması, mitinglere katılması ve seçim istemesi gerektiğini vurgulayan Basarır, “Bu ülkeyi sandık kurtarır” diyerek, önümüzdeki seçimlerin önemine işaret etti.
Basarır, “Bütçede söyledim, hiç önemli değil. Bana hükmedilecek tazminatı, ben maaşımdan öderim” sözleriyle, kişisel sorumluluğunu da ortaya koydu. Ancak, “TÜİK bu topluma, emekçilere ihanet etmiştir” diyerek, kurumun güven kaybını dile getirdi ve kamuoyunun daha şeffaf veri üretimine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Bu açıklamalar, ülke genelinde asgari ücret ve enflasyon konularının yeniden gündeme gelmesine yol açtı.