
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda, ASELSAN ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) arasında “ASELSAN Gaziantep Kayar Bilezik Fabrikası” için ortaklık sözleşmesi imzalandı. Tören, SSB’nin başkanlık binasında gerçekleştirildi ve savunma sanayisinin bölgesel yayılımını vurgulayan konuşmalarla taçlandırıldı.
Haluk Görgün, konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayi ekosisteminin 63 ilde yayıldığını, bunların 56’sının ihracat yapabildiğini belirtti. “Bu yatırım sadece bir tesis açılışı değil, ekosistemdeki sinerjinin somut bir ürünü” diyerek Gaziantep’in girişimci ruhuna ve organizasyonel kabiliyetine vurgu yaptı.
Görgün, tahsis edilen 16.000 metrekarelik arazi üzerinde yaklaşık 6.500 metrekarelik kapalı üretim alanı oluşturulacağını ve bu alanın yüksek hassasiyetli mekanik üretim hatlarıyla donatılacağını duyurdu. Fabrikada sadece kayar bilezik (slip ring) üretimi değil, aynı zamanda bölgesel savunma tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve EYDEP programı kapsamındaki şirket sayısının artırılması hedefleniyor.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, kayar bileziklerin hava savunma sistemlerinden zırhlı araçlara, radarlardan optik sistemlere kadar kritik bir rol oynadığını vurguladı. “ALTAY Tankı’nın kayar bileziğine ambargo konulmuştu; mühendislerimiz bu bileşeni milli hâle getirerek seri üretime geçirdik” diye ekledi. Bu teknoloji, kilogram başına 2.500 dolardan 15.000 dolara kadar değişen değerleriyle stratejik bir ekonomik fırsat sunuyor.
Akyol, yatırımın 25‑30 milyon dolar tutarında olduğunu ve 200’ün üzerindeki nitelikli personelin istihdam edileceğini belirtti. Bu, Gaziantep’in beşinci ASELSAN spin‑off yatırımı olma özelliğini taşıyor ve şehirdeki tekstil, gıda ve makine sektörleriyle yeni bir entegrasyon sağlayarak yıllık 10 milyar dolar ihracat rakamına katkı yapacak.
GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, imza töreninin Gaziantep’in kurtuluşunun 104. yıl dönümü arifesinde gerçekleşmesinin tarihsel bir anlam taşıdığını ve “şehirimizde yapay zeka, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm” mottolarının savunma sanayiiyle örtüştüğünü dile getirdi. Üretimin, şehrin 160 farklı alanda faaliyet gösteren firmalarıyla sinerji yaratacağı ve bölgesel teknoloji ekosistemini “lokomotif” konumuna taşıyacağı vurgulandı.
Uzmanlar, Gaziantep’in dört üniversitesi ve nitelikli iş gücünün, fabrikayı sadece iç savunma ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, “dost ve müttefik ülkelere de ihraç edilecek” bir üretim üssü hâline getireceğini öngörüyor. Bölgedeki altyapı yatırımları ve devlet destekli AR‑GE programları, kayar bileziklerin yanı sıra ilgili alt‑bileşenlerin de yerli üretimini hızlandıracak.