
Peru, 2026 başkanlık seçimlerine hazırlık sürecinde 34 farklı aday tarafından büyük bir ilgi gördü. Bu rakam, ülkenin tarihindeki en yüksek aday sayısı olarak kayıtlara geçti. Bu durum, siyasi arenada derin bir bölünmenin ve aynı zamanda halkın yönetime olan yüksek beklentisinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Peru seçim otoritesi Jurado Nacional de Elecciones (JNE), adaylık sürecinin resmi olarak sona erdiğini ve 34 ismin oy pusulasına girecek şekilde kayıt edildiğini duyurdu. Aynı dönemde, parlamenter seçimlerde 1.383 kişi adaylık başvurusunda bulundu. JNE, bu adayların tüm yasal kriterleri karşılayıp karşılamadığını titizlikle inceleyecek ve gerektiğinde ek belgeler talep edeceğini belirtti.
Uluslararası araştırma şirketi Ipsos’un bu hafta yayımladığı anket, Peru seçmenlerinin hâlâ kararsız olduğunu ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre:
Öne çıkan isimler arasında muhafazakar liderler Rafael López Aliaga ve Keiko Fujimori, ayrıca orta sağ bir konumda bulunan Mario Vizcarra yer alıyor. Ancak bu farkların istatistiksel hata payı içinde olduğu vurgulandı, bu da yarışın son ana kadar belirsiz kalacağını gösteriyor.
Peru’nun siyasi tarihine bakıldığında, son 35 yılda 12 devlet başkanının görev süresi içinde çeşitli suçlamalarla karşılaştığı görülüyor. Bu 12 başkandan 7’si tutuklanma kararı almış, geriye kalan 4’ü ise ülkenin “başkanlar hapishanesi” olarak adlandırılan özel cezaevinde hâlâ tutuklu bulunuyor. Bu durum, yeni adayların sadece kampanya yürütmekle kalmayıp, aynı zamanda hukuki süreçlerle de baş etmeleri gerektiği anlamına geliyor.
Uzmanlar, bu yüksek risk faktörünün ülke içindeki siyasi istikrarı tehdit ettiğini ve uluslararası yatırımcıların da bu belirsizlikten olumsuz etkilenebileceğini belirtiyor. Özellikle Latin Amerika’da benzer geçmişi olan ülkelerle kıyaslandığında, Peru’nun seçim sürecinin önümüzdeki aylarda bölgesel politikaları da şekillendireceği öngörülüyor.
Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, adaylar hem kamuoyu yoklamalarında hem de mahkeme kararlarında avantaj elde etmeye çalışacak. JNE’nin yasal sürecin sonunda hangi adayların kesinleşeceği, Peru’nun siyasi geleceği için kritik bir dönüm noktası olacak. Bu süreçte, medya ve sivil toplum örgütlerinin denetleyici rolü de artacak, şeffaflık ve adil seçim talepleri daha da yükselerek seçim atmosferini şekillendirecek.