
CHP Kars milletvekili İnan Akgün Alp, partinin Sakarya milletvekili Ümit Dikbayır’ın “Kürt halkı yoktur, Kürt kökenli vatandaşlar vardır” şeklindeki açıklamasına TBMM kürsüsünde yanıt verdi. Alp, “CHP, bütün halkları kucaklayan bir anlayışa sahiptir” diyerek, Kürtlerin varlığının inkârının tarih olduğunu ve “Dost ve düşman herkes bilsin ki Kürtlerin varlığının yok sayılması ve inkarı aşaması çoktan tarih olmuştur” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

Alp, Meclis kürsüsünde şu sözleri kullandı: “Geçen hafta bir milletvekilimizden gelen açıklamalar, bölgede eski endişeleri körükledi. Bu açıklamadan kırılan ve incinen tüm bölge halkına ve CHP’ye oy veren herkese, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu iradesiyle tüm halkları kucaklayacak bir inanç ve anlayışla hareket ettiğini söylemek istiyorum.”
Alp, ardından “Ülkemizdeki bütün solcular, devrimciler, demokratlar ve yurtseverler, ‘Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği’ diye haykıran bir izdedir. Bu herkes tarafından bilinsin.” diyerek parti içinde birlik mesajı verdi.
Alp, “Elbette ki Kürtler vardır ve hiç şüphesiz kılıcıyla Haçlı ordularını mağlup eden ve Kudüs’ü yeniden fetheden büyük komutan Selahattin Eyyubi’den beri hem Orta Doğu’da hem de Türkiye’de birer öznedirler.” sözleriyle Kürt varlığını tarihî bir perspektiften destekledi. Bu ifade, parti içinde tarihî kimliğin tanınması gerektiğine dair güçlü bir vurgudur.
İYİ Parti’den ihraç edilerek CHP’ye geçen Ümit Dikbayır, sosyal medyada “Asıl mesele…” başlığıyla şu argümanları sundu: “Türkiye’de ‘Kürt halkı’ diye ayrı bir siyasal özne yoktur. Kürt kökenli vatandaşlarımız bu milletin ayrılmaz bir parçasıdır. ‘Halk’ ve ‘millet’ kavramları siyasal egemenlik çağrışımı taşır ve bilinçli olarak kullanılır.”
Dikbayır, “Kürt kökenli vatandaşların ayrı bir devlet, bayrak, ordu veya vatan talebi yoktur.” diyerek Kürtlerin taleplerini “ulusal bir bütün içinde var oldukları” şeklinde tanımlamaya çalıştı.
Alp, “PKK’nın kurucuları Kürt değildir. PKK, Kürtlerin örgütü değildir; Kürtlerin iradesi değildir.” diyerek PKK’yı Kürt topluluğundan ayırdı ve “PKK’dan en çok kurtulmak isteyenlerin Kürtler olması gerektiğini” vurguladı. Bu açıklama, parti içinde terörle bağlantılı suçlamaların Kürt topluluğuna yönlendirilmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor.
Alp, “Siyasal mutabakatı ve toplumsal uzlaşmayı bozmaya yönelik inkara dayalı ırkçı tahrikleri esas almayınız. Her zaman ve her yerde kardeşlik hukukunu esas alınız.” diyerek, toplumsal barış ve uzlaşı çağrısında bulundu. Bu çerçevede, “Emperyalistlerin Kürt sorununun üzerine inşa ettiği senaryoyu kırmak, tarihsel bir sorumluluktur.” şeklinde bir uyarı yaptı.
Alp’in açıklamaları, CHP içinde hem destek hem de eleştiri aldı. Bazı milletvekilleri, Alp’in “tüm halkları kucaklayan” söylemini takdir ederken, bazı muhalifler ise parti içinde tutarlılık eksikliğine işaret etti. Kamuoyunda ise sosyal medya üzerinden iki yönlü tartışmalar başladı; bir yanda Alp’in Kürt varlığını tarihsel ve kültürel bir gerçek olarak savunması, diğer yanda Dikbayır’ın “Kürt halkı” kavramının politik bir inşası olduğu görüşü yer aldı.
CHP’nin bu tartışmadan alacağı ders, parti içinde etnik kimliklerin tanınması ve toplumsal uzlaşı çerçevesinde politikaların şekillendirilmesi olacaktır. Alp, “Kürtlerin varlığını inkâr eden söylemlerin tarih olmasını sağlamak ve gerçek bir kardeşlik ruhu yaratmak” amacıyla, TBMM’deki konumunu ve parti içi etkisini kullanmaya devam edeceğini belirtti.