
Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un, 8 700 ton ağırlığındaki dev nükleer denizaltının inşa sürecini yakından takip etti. “Ülkemizin onurunu temsil eden ve güvenliğini mutlak suretle garanti altına alan nükleer kalkanı daha da güçlendirmek mevcut neslin asil görevidir” diyerek, projenin stratejik önemine işaret etti.

Denizaltının teknik özellikleri arasında uzun menzilli balistik füze taşıma kapasitesi, su altı uzun süreli kalma yeteneği ve gelişmiş sonar sistemleri bulunuyor. Uzmanlar, bu geminin bölgedeki deniz savunma dengesini köklü bir şekilde değiştirebileceğini öne sürüyor.
Kuzey Kore yönetiminden gelen resmi açıklamaya göre, Kim Jong-Un inşaat sahasından yetkililere şu talimatları verdi: “En iyi savunma politikası, en güçlü saldırı kabiliyetlerine dayanır. Süper güçlü saldırı kabiliyetleri, ulusal güvenliği koruyan en iyi kalkandır.”
Bu sözler, Kuzey Kore’nin nükleer denizaltı programını bir korku unsuru olarak değil, aynı zamanda bir güç göstergesi olarak konumlandırma çabasını yansıtıyor.
Kim Jong-Un, denizaltının tamamlanmasıyla birlikte “Kuzey Kore’nin savaş caydırıcılığının ulaştığı bir boyuta geçeceğini” ve bu durumun hem halkına hem de potansiyel düşmanlara net bir mesaj gönderileceğini belirtti. Bu bağlamda, denizaltının tamamlanmasının bir kritik dönüm noktası olduğu vurgulandı.
Lider, ABD’nin Güney Kore’ye nükleer denizaltı geliştirme planını onaylamasını hatırlatarak, bu gelişmenin Kore Yarımadası’nda istikrarsızlığı artıracağını savundu. Kim, “Bu adım, bölgeyi daha da tehlikeye atacak ve Kuzey Kore olarak biz bu tehdide karşılık vermek zorundayız” şeklinde bir uyarıda bulundu.
ABD Donanması’nın 23 Aralık’ta Pusan kentine nükleer bir denizaltıyı mühimmat ikmali bahanesiyle getirdiği olay da Kuzey Kore Savunma Bakanlığı tarafından “süregelen ABD nükleer tehdidi” olarak nitelendirildi.
Kuzey Kore, nükleer silahların yalnızca caydırıcı bir araç olduğunu ve “karşılıklı dengeleme doktrini” çerçevesinde kullanılacağını vurguladı. Kim Jong-Un, düşmanların ülkenin egemenliğini ihlal etmesi durumunda “ağır bir bedel” ödeyeceklerini ve acımasız bir misilleme ile karşılık verileceğini belirtti.
Bu açıklamalar, bölgedeki güvenlik ortamının giderek daha karmaşık ve tehlikeli bir hâle geldiğinin altını çiziyor.
Uzmanlar, Kuzey Kore’nin nükleer denizaltı programını tamamlamasının, Asya-Pasifik bölgesinde yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebileceğini uyarıyor. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin olası yaptırım kararları ve diplomatik baskıların, bu tür projelerin hızını yavaşlatma potansiyeli üzerinde tartışmalar sürüyor.
Kim Jong-Un’un bu güçlü söylemi, hem iç politika hem de dış politika açısından Kuzey Kore’nin stratejik yöneliminde belirleyici bir adım olarak görülüyor.