
Türkiye’nin en verimli narenciye bölgelerinden biri olan Adana, kış aylarının sonlarına doğru hasat sezonunun ortalarına yaklaşıyor. Limon, mandalina, portakal ve diğer turunçgil çeşitleri, hem iç piyasada hem de dış pazarlarda büyük talep görüyor. Özellikle Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerine yapılan ihracat, geçen yıla göre %15 oranında artış gösterdi.
İhracat rakamları ve pazar çeşitliliği üzerine yapılan açıklamalara göre, Adana’dan yurt dışına gönderilen narenciye miktarının %40’ından fazlası bu ülkelere yöneliyor. Bu artış, hem bölgesel çiftçilerin hem de ihracatçıların ekonomik beklentilerini olumlu etkilerken, aynı zamanda lojistik ve paketleme süreçlerinde yoğun bir çalışma temposu gerektiriyor.

“Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz” diyerek duygularını paylaşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Girdi maliyetleri yükseldiği için pazarlarımızın bir kısmını Mısır ve Güney Afrika gibi daha düşük maliyetli ülkeler kaptı. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz” şeklinde açıklama yaptı.
Doğan ayrıca, “Fiyatlar düşük” diyerek çiftçilerin karşılaştığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçilerin para kazanamadığını, limon grubunun ise soğuk hava koşulları nedeniyle verim düşüklüğü yaşadığını belirtti. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalinası ve geççi portakallarının da dış pazarlara gönderileceğini, ancak şu anda satılan ürünlerin geçen yılki fiyatların altında kaldığını vurguladı.
İhracatçı Hüseyin Daş ise en yoğun siparişlerin Rusya ve Ukrayna’dan geldiğini ve genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Ancak 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin ihracat tarihlerini geç belirlemesi, ürünlerin depolanmasına ve fiyatların düşmesine yol açtı. Bu durum, özellikle küçük ölçekli çiftçilerin gelirlerini olumsuz etkiliyor.
Uzmanlar, önümüzdeki aylarda iklim koşullarının daha stabil olması halinde narenciye kalitesinin artacağını ve fiyatların yeniden yükselerek çiftçilerin kar marjını iyileştirebileceğini öngörüyor. Ancak, girdi maliyetlerindeki artış ve uluslararası rekabetin sürmesi durumunda, Adana’nın narenciye sektörünün sürdürülebilirliği için devlet desteklerinin ve lojistik altyapının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.