
Sapanca Belediyesi, yeni nesil yağmur suyu yönetimi ve doğal yağmur havuzlarıyla Sapanca Gölü’nü sürdürülebilir bir şekilde koruma hedefiyle kapsamlı bir proje başlattı. Bu girişim, bölgenin en önemli su kaynağı olan gölün seviyesi ve ekosistemi üzerindeki baskıyı azaltmayı, aynı zamanda yerel ekonomiyi ve turizmi desteklemeyi amaçlıyor.

Belediye, yağmur sularını havuzlarda toplama ve bu suları yer altı akiferlerine yönlendirerek göle geri kazandırma sürecini devreye aldı. Toplanan su, doğal filtrasyon sistemleri sayesinde kirleticilerden arındırılıyor ve göl ekosistemine zarar vermeyecek bir kalitede göle aktarılıyor.
Bu sistem, sadece yağmur suyunu değil, aynı zamanda yer altı sularının yeniden beslenmesini de sağlıyor. Böylece, göl seviyesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biri olan kuraklık etkisi büyük ölçüde hafifletilmiş oluyor.
“Geldiğimiz günden beri ekolojiye uygun, ekosistemi ve gölü destekleyen doğal yağmur havuzları yapıyoruz” diyen Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin, bu havuzların sadece su toplamakla kalmadığını, aynı zamanda akiferlere suyun geçirimini sağlayarak doğal bir filtre görevi gördüğünü vurguladı. Havuzlar, yer yüzeyindeki akarsuların ve derelerin sularını alıp, toprağın geçirgen katmanlarından geçirerek yer altına taşıyor.
Bu yeni nesil yönetim modelinde, taktıkları sayaçlar sayesinde su fabrikalarının üretim kapasiteleri izleniyor ve kaçak su kullanımının önüne geçiliyor. Böylece, suyun adil ve sürdürülebilir bir şekilde dağıtılması sağlanıyor.
Sapanca Gölü, hem sosyal hem ticari hem de turizm açısından bölge için hayati öneme sahip. Başkan Şahin, “Gölün turizme etkisi tartışılamaz” diyerek, göl seviyesindeki her düşüşün turistik cazibeyi ve dolayısıyla bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini belirtti.
Göl suyundan elde edilen ekonomik değerlerin detayları da ortaya kondu: “1 metreküp su başına Sakarya 164 $, Kocaeli 640 $, TÜPRAŞ ise 450 $ elde ediyor” şeklinde açıklama yapan Şahin, bu gelirlerin sürdürülebilir su yönetimiyle artırılabileceğini vurguladı.
Belediye, göle zarar veren en büyük faktörlerden birinin Anadolu Otoyolu’ndan gelen ağır metaller olduğunu ve bu kirliliğin yağmur sularıyla göle karıştığını belirtti. Bu yüzden, su kalitesi denetimleri ve kirlilik kontrol sistemleri de projenin ayrılmaz bir parçası olarak hayata geçirildi.
Şahin, “Ekosistemi ve gölü destekleyen doğal yağmur havuzları yapıyoruz. Yüzey sularını yerin altına alıyoruz; yerin altında da akiferlere suyun geçirimini sağlıyor ve doğal filtrasyon görevi görüyoruz” diyerek, projenin uzun vadeli vizyonunu özetledi.
Projeye paralel olarak, belediye su bilincini topluma kazandırma kampanyaları düzenliyor. “Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını ve hiçbir kaynağın sonsuz olmadığını” vurgulayan Şahin, vatandaşların su tüketiminde daha dikkatli olmalarını, kaçak ve bilinçsiz kullanımın önüne geçmelerini istiyor.
Sonuç olarak, Sapanca Gölü’nün sürdürülebilirliği, yalnızca teknik çözümlerle değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık ve ekonomik dengelerle sağlanacak. Belediye, “Bu gölün ortadan kalkması, Allah korusun, kuruması ya da sürdürülebilirliğini kaybetmesi, bölgedeki doğanın da bozulmasına sebep olur” diyerek, projeyi hayati bir misyon olarak nitelendiriyor.