
Faruk Çelik, “Bursaspor bir şehir takımıdır, Bursa sahip çıkmazsa bu kulüp ayakta kalamaz” diyerek, kulübün yaşadığı mali krizin sadece spor alanıyla sınırlı kalmadığını, şehrin sosyal ve ekonomik dokusuna da zarar verdiğini ifade etti. Çelik, “Şehrin birlik olması, sadece bir futbol takımı için değil, Bursa’nın bütün vatandaşları için bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

2020’li yıllarda Bursaspor’un mali yapısının çöküşe doğru ilerlediği dönemde, kulübün resmi bir görevi bulunmayan Çelik, “Bursalı olarak bu durumu sessiz kalmakla bağdaştıramam” diyerek, sorumluluğunu dile getirdi. Kulübün 3. Lig’e kadar gerilemesi, şehrin spor altyapısına ve gençlerin motivasyonuna büyük bir darbe vurmuştu.
Yerel yönetimle görüşmeler
2024 yerel seçimlerinin ardından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile bir araya gelen Çelik, kulübün içinde bulunduğu çıkmazın detaylarını masaya yatırdıklarını belirtti. Bozbey’in “Bursaspor bu badireden sizinle çıkabilir, güven ortamı ancak böyle oluşur” şeklindeki ifadesi, sürecin sadece mali değil, aynı zamanda yönetişimsel bir temele oturtulması gerektiğini gösterdi.
2.2 milyar TL borç: Bir kitap konusu
Çelik, kulübün borcunun 2.2 milyar TL’yi aştığını ve “Bu borcun tasfiyesi başlı başına bir kitap konusudur” diyerek, mevcut finansal yapının ne kadar kırılgan olduğunu vurguladı. Borcun tamamen şehrin topyekün sahiplenmesiyle ve siyasi partilerin el ele vermesiyle çözülebileceğini savundu.
Siyasi iş birliği
Faruk Çelik, “Belediyeler, siyasi partiler, meclis el ele verdi. Mecliste AK Parti öncülük etti, CHP ve diğer partiler destek verdi” ifadeleriyle, partiler arası iş birliğinin sorunsuz bir şekilde yürütüldüğünü ve bu süreçte siyasi ayrımların bir kenara bırakıldığını belirtti. Bu yaklaşım, Bursaspor’un yeniden ayağa kalkması için kritik bir faktör olarak öne çıktı.
Soma deplasmanındaki olaylar
Çelik, Bursaspor yönetiminin tribünlerdeki küfürle mücadeleye yönelik hassas tutumunu hatırlatarak, “Soma’da maç 3‑0 ilerlerken son dakikalarda ortaya çıkan küfürlü tezahüratlar tamamen provokasyondur” dedi. Olayın, kulübün ve şehrin itibarını zedeleyecek bir “ikinci provokasyon” olmadığını vurguladı.
Küfre karşı ortak duruş
Faruk Çelik, taraftar gruplarının küfre karşı ortak bildiri yayımladığını ve sosyal medyada güçlü bir tutum sergilediğini belirterek, “Küfre hayır, dostluğa evet” diyerek mesajını netleştirdi. Tüm kulüpleri fair‑play çağrısıyla, rakip takımları alkışlamaya, rakip taraftarları misafirperverlikle karşılamaya ve sahada en iyi oynayanın kazandığı bir ortam yaratmaya davet etti.
Bu açıklamalar, Bursaspor’un finansal krizinin ötesinde, şehir kimliğinin ve toplumsal sorumluluğun da tartışma konusuna dönüştüğünü gösteriyor. Çelik, “Şehrin bütünlüğü, kulübün geleceği ve gençlerin spora olan inancı, bir arada ele alınmadan çözüme ulaşamayacak” diyerek, uzun vadeli bir stratejinin şart olduğunu yineledi.