
Marmara Bölgesi’nin en işlek balık ticaret noktalarından biri olan Ereğli Balık Hali, Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde stratejik bir konuma sahiptir. Karadeniz ve Marmara’dan gelen taze deniz ürünlerinin buluşma noktası olması, bölgenin balık tedarik zincirinde kritik bir rol oynamasını sağlar. “Bu hal, sadece Kocaeli’ye değil; Ankara, Zonguldak, Bolu, Düzce gibi çevre illere de düzenli balık akışı sağlıyor.” şeklinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Haller Şube Müdürü Ayhan Acar açıklıyor.

Av sezonunun 1 Eylül’de açılmasıyla birlikte, 15 Aralık’a kadar 34 bin 262 ton balık hâle girdi. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam 37 bin 529 ton olarak kaydedilmişti; yani %9’luk bir azalma söz konusudur. Bu düşüşe rağmen, hâle gelen ürün çeşitliliği ve düzenli akış, bölgenin dağıtım merkezleri arasındaki konumunu korumasına yardımcı oldu.
Toplam satışın tam yarısını hamsi oluşturdu ve 17 bin 252 ton işlem hacmine ulaştı. Hamsiyi 9 bin 40 ton istavrit ve 2 bin 334 ton mezgit izledi. Diğer türlerin satış miktarları ise şöyle: sardalye 1 929 ton, tekir 1 745 ton, turna 1 689 ton, kolyoz 588 ton, kalkan 3,5 ton, kırlangıç 2 ton. Palamut ve çinekop ise arz yetersizliği nedeniyle yalnızca 69 ton ve 8 ton satıldı; bu da fiyatların yükselmesine neden oldu. Hamsi fiyatları kilogram başına 800‑1 750 TL arasında değişirken, istavrit 1 000‑2 500 TL, mezgit ise 750‑2 250 TL aralığında işlem gördü.
Ereğli’de her sabah 05.00’te mezat düdüğü çalıyor ve taze ürünler açık artırma ile satılıyor. “Arz‑talep dengesine göre fiyatlar oluşur; satıcı ve alıcı aynı çatı altında yüz yüze görüşür.” şeklinde Acar, mezatın bölgesel ekonomi için ne kadar kritik olduğunu vurguladı. Bu yöntem, yüzyıllara dayanan bir gelenek olup hâlâ modern ticaretin temelini oluşturuyor.
Mevsimsel av miktarının azalması, özellikle hamsi gibi yoğun tüketilen türlerde fiyat dalgalanmalarına yol açıyor. Hallerin tür çeşitliliği ve düzenli ürün akışı, fiyat istikrarını bir nebze de olsa koruyor. Yetkililer, hava koşulları ve deniz şartlarının fiyat oluşumunda belirleyici rol oynadığını yineleyerek, sürdürülebilir av yönetimi ve balıkçılık politikalarının önemine dikkat çekiyor.