
Genç Memur‑Sen, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) iş birliğinde hayata geçirdiği “Türk Dünyası Akademisi” eğitim serisini başarıyla tamamladı. Program, gençlerin tarihsel, siyasal, kültürel ve jeopolitik farkındalıklarını artırmayı amaçlayarak, toplam 12 oturum ve 150 katılımcı üzerinden sürdürüldü.

Kapanış töreni, Memur‑Sen Genel Merkezi’nde düzenlendi ve Bilal Erdoğan, TİKA Başkanı Abdullah Eren, YTB Başkanı Hadi Turus, Memur‑Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Genç Memur‑Sen Başkanı Mesut Emre Balcı başta olmak üzere çok sayıda davetliyi bir araya getirdi.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, konuşmasında temel motivasyon kaynağının “kimliğin, kültürün ihya edilerek yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması” olduğunu vurguladı. “Topraklarımız işgal edilmeden önce aydınlarımızın adeta kafalarının içi işgal edilmişti. Batı karşısında bir aşağılık kompleksiyle ‘Biz artık yapamayız, biz kaybettik’ gibi bir tutum sergilemekten başka bir şey öğrenemedik. Kıyafeti giydin diye teknolojide gelişemiyorsun” diyerek, geçmişteki eksikliği eleştirdi.
Erdoğan, “Modernitenin sadece görüntüsünü almaya çalışan bir dönem yaşadık, 200 yılı aşkın bir süredir o aydın sınıf tasfiye oldu ama yeni bir aydın sınıfı ortaya çıkmadı. Toplumun saygı duyduğu, sözüne itibar ettiği aynı zamanda yerli ve milli olan yeni bir aydın sınıfının yükselmesi çok ciddi bir ihtiyaç” şeklinde konuştu. Bu bağlamda, gençlerin eğitimine ve entelektüel altyapısına yapılan yatırımların artırılması gerektiğine işaret etti.
Erdoğan, tarihsel perspektifi de gözler önüne sererek, “1991 yılında, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından, Türkiye 200 milyar dolarlık bir ekonomiye ve 55‑60 milyon nüfusa sahip, umut dolu bir ülkeydi. O dönemde ‘Türk dünyasıyla yeniden buluşacağız, büyük bir bütün olacağız’ sloganıyla hareket ettik ancak imkânsız koşullar nedeniyle yaklaşık on yılı boş geçirdik” dedi.
Bugün ise, “Türkiye 8 kat daha büyük bir ekonomiye, dünya çapında satın alma gücünde 11. sıraya yükselen 1,6 trilyon dolarlık bir pazar konumuna geldi. Artık sözümüzün tesiri var, istediğimizi yapacak gücümüz var” şeklinde bir dönüşüm vurgusu yaptı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde Türk Dünyası Genel Müdürlüğü’nün açılması, TİKA’nın çok boyutlu projeleri ve YTB’nin sofistike hizmetleri bu ilerlemenin somut örnekleri olarak gösterildi.
Konuşmasını, “Gençler, bunlar sizin inşa edeceğiniz Türkiye Yüzyılı’nın altyapı çalışmalarıdır” diyerek sonlandıran Bilal Erdoğan, gençlerin hem ekonomik hem de kültürel dönüşümde kilit rol oynaması gerektiğini belirtti. Özellikle yeni aydın sınıfının, yerli‑milli değerleri koruyarak, küresel rekabette yenilikçi çözümler üretebilecek bir profil oluşturması gerektiğini ifade etti.
Bu çağrı, sadece akademik çevreleri değil, sivil toplum örgütlerini, iş dünyasını ve genç girişimcileri de harekete geçirme potansiyeli taşıyor. Yeni bir aydın sınıfının doğuşu, Türkiye’nin bölgesel liderliğini pekiştirebilir ve Türk Dünyası’nın ortak vizyonunu somut adımlarla hayata geçirebilir.
Bilal Erdoğan’ın bu çağrısı gerçekten önemli. Yeni bir aydın sınıfına ihtiyacımız var, özellikle yerli ve milli değerleri koruyarak.