
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğinin korunması amacıyla yıl boyunca milyonlarca ürün üzerinde sürpriz denetimler yürütüyor. Bu denetimler, üretim tesislerine anlık ziyaretler, laboratuvar analizleri ve belge incelemeleri gibi bir dizi metodolojiyi kapsıyor. Son yayımlanan listede baharat, bal, et ve süt ürünleri başta olmak üzere yüzlerce farklı ürün yer alıyor. Denetimler sonucunda tespit edilen ihlaller, hem tüketicileri hem de sektör içindeki güveni sarsıyor.
Denetim raporuna göre, bazı baharatlarda gıdalarda kullanımına izin verilmeyen boya maddeleri saptandı. Bu renk vericiler, özellikle uzun vadede karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilecek kimyasallar içeriyor. Uzmanlar, bu tür yasaklı boyaların kronik hastalık riskini artırabileceği konusunda uyarıyor.
Bal sektöründe ise Aslanpetek markasına ait bazı bal ürünlerinde taklit ve tağşiş tespit edildi. Balın %100 doğal olduğu iddiasıyla satılan ürünlerde, şeker kamışı şurubu ve düşük kaliteli bal karışımları kullanıldığı ortaya çıktı. Bu durum, tüketicilerin hem maddi hem de sağlık açısından zarar görmesine yol açabilir.
Ek olarak, Erkan Egemen markalı pul biberde domates kullanılmasının bulunması, baharatın lezzet ve alerjen profili üzerinde beklenmedik değişikliklere neden olabilir. Domates alerjisi olan bireyler, bu tür gizli içeriklerden ciddi reaksiyonlar geliştirebilir.
En çarpıcı bulgu, Genç Ada markasına ait manda yoğurdunda etikete aykırı şekilde inek sütü bulunmasıdır. Laboratuvar analizleri, yoğurdun %30‑40’ının inek sütü içerdiğini gösterdi. Bu durum, manda yoğurdunun özgün lezzet ve besin değerine zarar verirken, alerji riski taşıyan tüketiciler için hayati tehlike oluşturuyor.
Uzmanlar, inek sütü alerjisi olan kişilerin yoğurdun fermente sürecinde bile alerjen proteinlerin tamamen yok olmadığını, kaşıntı, mide‑bağırsak rahatsızlıkları, cilt döküntüleri ve hatta anafilaksi gibi ağır belirtilerle karşılaşabileceğini belirtiyor. Bu risk, özellikle çocuklar ve kronik hastalığı olanlar için kritik bir tehdit oluşturuyor.

Gıda güvenliği uzmanı Dr. Ayşe Yılmaz, “Tüketicilerin ürün etiketlerine güveni sarsıldı. Bakanlığın denetim sıklığını artırması ve ihlal yapan firmalara caydırıcı para cezaları uygulaması şart” diyerek durumu kınadı.
Bu skandal, tüketicileri ürün etiketlerini dikkatle okumaya ve güvenilir sertifikalı ürünleri tercih etmeye yönlendirdi. Bakanlık ise, benzer ihlallerin önüne geçmek için denetim sayısını %40 artıracağını ve ihlal yapan firmalara lisans iptali gibi daha ağır yaptırımlar uygulanacağını açıkladı.
Sonuç olarak, gıda sektöründeki bu tür aldatıcı uygulamalar, halk sağlığını tehdit ederken, güvenilir marka algısını da derinden zedelemektedir. Tüketicilerin bilinçli seçim yapabilmesi için şeffaflık ve sıkı denetim mekanizmaları hayati önem taşımaktadır.
Bu haberi okuduktan sonra gerçekten şok oldum. Manda yoğurdunda inek sütü bulunması ne kadar tehlikeli bir durum. Tüketicilerin güvenini kazanmak için markaların daha şeffaf olması gerekiyor.