
Geçtiğimiz yıl Aralık ayında sıkıyönetim ilan ederek görevden alınan ve tutuklanan Yoon Suk Yeol, adaleti engelleme suçlamasıyla Seul Merkez Bölge Mahkemesi’nde yargılandı. Özel Savcı Cho Eun‑suk liderliğindeki soruşturma ekibi, duruşmada Yoon için tam 10 yıl hapis talebinde bulundu. İddianamede, Yoon’un Ocak ayında müfettişlerin kendisini gözaltına almasını önlemek amacıyla belge ve delilleri yok ettiği, ayrıca sıkıyönetim planının gözden geçirilmesi için düzenlenen bir toplantıya çağrılmayan dokuz kabine üyesinin haklarını ihlal ettiği ileri sürülüyor.

Yoon, “adaleti engelleme” davası kapsamında alacağı cezanın açıklanmasını iki gün önce, tutuklu bulunduğu sürenin sonuna denk gelecek şekilde 16 Ocak tarihinde bekliyor. Bu karar, sıkıyönetim kapsamındaki davalar arasında karara bağlanan ilk dava olma özelliği taşıyor. Uzmanlar, Yoon’un cezasının uluslararası alanda da yankı bulacağını ve Güney Kore’nin iç siyasi dinamiklerini yeniden şekillendirebileceğini belirtiyor.
Dönemin Devlet Başkanı Yoon, 3 Aralık 2023 tarihinde “Muhalefetin devlet aleyhinde faaliyetlerde bulunduğu” gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etti. Bu adım, Ulusal Meclis’in azil sürecini başlatmasına yol açtı ve Yoon’un yetkileri askıya alındı. Ardından, Anayasa Mahkemesi’nin azil kararını onamasıyla resmi olarak görevden alındı ve tutuklandı. Yoon, sıkıyönetimin bir darbe olmadığını, başkanlık yetkilerinin meşru bir kullanımını temsil ettiğini savunmuştu. Ancak mahkeme kararları ve yeni soruşturma, onun siyasi mirasını derinlemesine etkileyebilir.
Bu gelişme, sadece Güney Kore içinde değil, bölgesel güvenlik ve demokrasi standartları açısından da dikkat çekiyor. ABD, Çin ve Japonya gibi ülkeler, Yoon’un tutuklanma ve yargılanma sürecini yakından izliyor. Ayrıca, Güney Kore içindeki muhalefet partileri bu davayı hükümetin otoriter eğilimlerine karşı bir uyarı olarak nitelendiriyor. Yargılamanın sonucuna göre, ülkenin demokratik kurumlarına duyulan güven ya da şüphe daha da belirginleşebilir.