
Resmi Gazete’de yayımlanan genelgeye göre, 2026 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan COP31, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı’nın 21. Oturumu (CMP21) ve Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı’nın 8. Oturumu (CMA8) çerçevesinde yürütülecek. Bu çerçevede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum COP31 Başkanı olarak görevlendirildi.
“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla COP Başkanı olarak atanmaktan onur duydum” diyerek Kurum, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda görevinin önemine vurgu yaptı.

Konferansın tüm hazırlık, organizasyon ve yürütme süreçleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek. Bu kapsamda ilgili tüm kurum ve kuruluşlar, COP31 Başkanı tarafından yapılacak yönlendirmelere uygun olarak bakanlıkla eşgüdüm içinde çalışacak.
Başkanlık görevi, konferans kapsamında müzakerelerin yürütülmesi, organizasyonun planlanması ve gerekli bütçe ödeneklerinin hazırlanmasını kapsıyor. Cumhurbaşkanının talimatıyla, hazırlık ve icra süreçlerinde ihtiyaç duyulacak finansman ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından planlanıp sağlanacak. Kurum, bu süreçte hem ulusal hem de uluslararası paydaşlarla yakın iş birliği içinde hareket edecek.
COP31, 9‑20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’daki EXPO alanı ve çevresinde düzenlenecek. Bu tarih, Türkiye’nin iklim politikalarını uluslararası arenada sergilemesi ve bölgesel iş birliğini pekiştirmesi için stratejik bir zaman dilimi olarak belirlendi.
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı bu büyük organizasyon, uluslararası görünürlüğü artırmak ve iklim diplomasisinde belirleyici bir konuma yükselmek açısından büyük bir fırsat. 196 ülkenin katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda sera gazı azaltım hedefleri, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp‑zarar mekanizmaları ve karbon piyasalarının kuralları ele alınacak. Paris Anlaşması’nın uygulanmasına dair kurallar da bu platformda şekillenecek.
Başkan Kurum, “Türkiye, oturumlarda gelişmekte olan ülkelerle gelişmiş ekonomiler arasında köprü olacak” diyerek ülkenin iklim müzakerelerinde oynayacağı kritik rolü vurguladı.
Türkiye, Avustralya ve Brezilya ile yürüttüğü iki yıllık diplomatik süreç sonunda COP31’e ev sahipliği kararını almıştı. Ayrıca, Pre‑COP’un Pasifik ülkelerinden birinde Avustralya öncülüğünde yapılacağı konusunda uzlaşma sağlanmıştı. Bu müzakereler, konferansın ön hazırlık aşamasında önemli bir kilometre taşı oldu.
Geçmiş COP toplantılarının deneyimlerinden ders çıkarılarak, “Türkiye oturumlarda 197 ülkenin temsilcileri ile iklim krizine karşı taahhütlerini tartışacak” şeklinde bir vizyon belirlendi.
Bu atama, Türkiye’nin iklim politikalarını küresel ölçekte daha etkili bir biçimde yönlendirmesine olanak tanırken, aynı zamanda ülkenin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında da kritik bir adım olarak görülüyor. Bakan Kurum’un liderliğinde, COP31’in başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi, Türkiye’nin uluslararası arenada iklim liderliği konumunu pekiştirecek.