
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 24 Aralık’ta Kremlin’de bir grup iş adamı ile bir araya geldiği toplantıda, Ukrayna’nın Rus kontrolündeki bazı topraklarının takas edilmesi olasılığını değerlendirdi. “Donbass tamamını istiyoruz, ancak diğer bölgelerde kısmi bir takas da mümkün olabilir” diyerek, önceki yılın sonlarında açıklanan barış planına yeni bir boyut kazandırdı.

Toplantıda, Andrei Kolesnikov (Kremlin Sarayı muhabiri) rapor etti ki, Putin iş adamlarına planın detaylarını verirken, “Rus tarafı Anchorage’da (Alaska) verdiği tavizleri hâlâ vermeye hazır” ifadesini kullandı. Bu, Batı ile daha geniş bir diplomatik çerçevede takas imkânlarının tartışılabileceğine işaret ediyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Miami’de ABD yetkilileriyle görüştükleri 20 maddelik barış planının son aşamasına yaklaştıklarını duyurdu. Ancak Zelenskiy, “Donbass’ta hâlâ kontrolümüzde olan bölgeleri Rus güçlerine devretme konusunda ortak bir zemin bulamadık” diyerek, Putin’in önerisinin kritik bir engelle karşılaştığını vurguladı.
Ukrayna, 2014’te Rusya’nın ilhak ettiği Kırım ve Donbass’ın büyük bir kısmını hâlâ kontrol etmeye çalışıyor. Bu bağlamda, **Putin’in kısmi takas teklifinin** Ukrayna’nın egemenlik kaygılarını nasıl etkileyeceği uluslararası alanda merakla izleniyor.
Toplantının bir diğer kritik maddesi, Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan Zaporijya Nükleer Santrali üzerine odaklandı. Putin, santralin “Rusya-ABD ortaklığıyla yönetilmesi” önerisini dile getirdi. Ayrıca, ABD’nin santral yakınlarında kripto para madenciliği faaliyetlerine ilgi gösterdiği ve bu durumun enerji arz güvenliğini riske atabileceği iddiaları gündeme geldi.
Putin, santralin “Ukrayna’ya kısmen enerji tedarikinde kullanılmasının” bölgedeki insani krizleri hafifletebileceğini savundu. Bu öneri, enerji politikaları ve jeopolitik çıkarların kesiştiği yeni bir tartışma alanı açıyor.
Batı liderleri, özellikle ABD ve AB ülkeleri, Putin’in toprak takası önerisini “kabul edilemez bir taviz” olarak nitelendiriyor. NATO yetkilileri, Zaporijya’nın Rusya-ABD ortaklığıyla yönetilmesinin bölgedeki güvenlik dengesini bozacağı konusunda uyarıda bulundu.
Öte yandan, Rusya içindeki bazı analistler, kısmi takasın Rus kamuoyunda destek bulabileceğini, ancak Donbass’ın tam kontrolünün hâlâ temel hedef olduğunu belirtiyor. Bu durum, gelecekteki barış görüşmelerinde yeni bir müzakere zemini oluşturabilir.
Görüşmelerin seyrine bağlı olarak, iki senaryo öne çıkıyor:
1. **Kısmi Takas ve Enerji İşbirliği** – Rusya, Donbass dışındaki bölgelerde toprak takasını kabul eder, Zaporijya’yı ortak yönetimle işletir ve enerji akışını düzenler.
2. **Durumun Durgunlaşması** – Taraflar, takas konusundaki temel anlaşmazlık nedeniyle mevcut çatışma durumu devam eder, uluslararası baskı artar ve yeni yaptırımlar devreye girer.
Her iki senaryoda da bölgenin istikrarı, enerji güvenliği ve jeopolitik dengeler kritik rol oynayacak.