
24‑yıllık Sara Çelik, Kızıltepe ilçesinde uzun süredir yürümekte zorlanması ve sol kalça kemiğinde şiddetli ağrı şikayetleriyle özel bir hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda kalça kemiği çıkığı teşhisi konuldu ve 1 Kasım tarihinde planlanan kalça çıkığı ameliyatı için hazırlıklara başlandı.
Ameliyat öncesi anestezi ekibi, hastayı uyutmak amacıyla genel anestezi uyguladı. Ancak anestezinin etkisi altında hastada aniden solunum ve nabız durması gerçekleşti. Hastane personeli, ilk müdahaleyi yaptıktan sonra Sara’yı en yakın acil servise, yani Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti.
Sevk sırasında hastanın kalp ritmi kaybolmuş, “mavi kod” (kardiyak arrest) ilan edilmişti. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ekip, defibrilatör, kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) ve ilaç tedavisiyle müdahaleye geçti; ancak tüm çabalara rağmen Sara Çelik kurtarılamadı ve yaşamını yitirdi.
Anne Beşire Çelik, gözyaşları içinde şunları söyledi: “Benim kızım sapasağlamdı, hiçbir kalp sorunu yoktu. Sadece kalça kemiğinde ağrı vardı. Ameliyattan önce hiçbir risk uyarısı almadık. Anestezi sonrası kalp krizini hastane bildirdi ama biz o an ne olduğunu anlamadık. Bu bir ihmal, sorumlulara hesap sormak istiyorum.”
Kardeşi Ömer Faruk Çelik ise durumu şöyle özetledi: “Doktorlar bize basit bir operasyon olduğunu söylediler. Ameliyat öncesi doktorlar çay ve kahve içerken anestezi sorumlusu teknikerlere bırakılmıştı. Kalp krizi geçirdiğini ve mavi kod olduğunu duyduğumuzda şok olduk. Kızımızı canlı bıraktıklarını sandık, ama sonunda ölü çıkardılar. Bu olayı asla unutmayacağız.”
Avukat Yusuf Onay, olayın ardından adli ve idari soruşturma başlatıldığını ve Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığına resmi suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. “İhmal tespit edilirse, sorumluların cezalandırılması ve mağdur ailenin haklarını elde etmesi için bütün hukuki yolları kullanacağız” dedi.
Olayla ilgili DHA muhabirinin görüşme talebine hastane müdürü izinli olduğunu ve konunun hastane avukatı tarafından değerlendirileceğini ifade etti. Hastane avukatı ise şu anda medyaya yanıt vermeyeceklerini belirtti.

Bu üzücü olay, Mardin ve çevresindeki sağlık hizmetlerinin kalitesi, anestezi prosedürlerinin denetimi ve hasta hakları konularında geniş bir toplumsal tartışma başlattı. Uzmanlar, benzer durumların önlenmesi için hastane içi kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi, anestezi ekiplerinin tamamen uzman doktorlardan oluşması ve acil durum protokollerinin düzenli olarak test edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yerel halk ve sivil toplum örgütleri, olayın aydınlatılması ve sorumluların yargılanması için protesto yürüyüşleri düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Aile, adaletin yerini bulması için tüm hukuki süreci titizlikle takip edeceğini ve benzer bir trajedinin bir daha yaşanmaması için sesini duyuracağını belirtti.