
Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, geçen hafta düzenlenen basın toplantısında, dünya genelinde ticaret hacminin daraldığını, Türkiye’nin de bu rüzgârın etkisi altında kaldığını vurguladı. Ancak bu zorlu dönemde, özellikle son çeyrekte güzel ve olumlu sinyaller aldıklarını dile getirdi.

Akbaş, “Enflasyonun gerekli şekilde daha düşük seviyelere inmesi, Merkez Bankası’nın faiz oranlarını belirlediği yönde düşürmesi bizi ayrıca sevindirdi” diyerek, makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin iş dünyası için bir nefes aldığını ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024‑2025 yılları arasındaki enflasyon verileri, %15 seviyesinden %8’e geriledi; aynı dönemde politika faiz oranı %14,5’ten %12,75’e düşmüş durumdadır.
2025 hedeflerine dair sorulan soruya ise, “2025 yılında iş dünyası olarak çok iddialı hedefler koyduk, bu hedeflerin bir kısmına tam olarak ulaşamadık ancak toplumsal sorumluluk bilinciyle ayakta kalmaya ve üretimi artırmaya devam ediyoruz” yanıtını verdi. DİSİDER’in 2025 yılı üyelik sayısı 3.200’e ulaşmış, sanayi üretim kapasitesi ise %6 artış göstermişti.
Akbaş, 2025’te karşılaşılan en büyük engelin finansal erişim olduğunu belirterek, “Bankalar ve finans kurumlarıyla daha esnek kredi koşulları sağlanmalı, KOBİ’lerin likidite sorunları çözülmelidir” şeklinde bir talepte bulundu. Bu bağlamda, DİSİDER’in finansman temini için kredi teminat fonu oluşturma çalışmaları sürdüğünü, aynı zamanda devlet destekli kredi garantisi programlarına entegrasyonun hızlandırılmasını istediğini sözlerine ekledi.
Konuşmasının en dikkat çeken kısmı ise “Terörsüz Türkiye” sürecine değinmesiydi. 2025 yılında PKK’nın silah bırakması ve örgütün fiilen dağılmasıyla başlayan bu süreç, bölgesel güvenlik ortamını kökten değiştirmiş, yatırımcı güvenini yeniden tesis etmiştir. Akbaş, “Bu gelişmelerin iş dünyamız açısından büyük bir fayda sağladığını ve 2026 yılında bu faydanın daha da netleşeceğini düşünüyorum” diyerek, terörün ekonomik kalkınmayı engelleyen en büyük risklerden biri olduğunu vurguladı.
2026 Vizyonu
Akbaş, 2026 yılında iki temel hedefi ön plana çıkardığını belirtti: 1) Terörün tamamen gündemden çıkarılması. “Hiçbir şekilde artık anılmamasını istiyoruz; bu, ülke ekonomisinin önü açacak en kritik adım” dedi. 2) Yeni teşvikler ve finansal kolaylıklar. Yeni vergi indirimleri, AR‑GE destekleri ve özellikle KOBİ’ler için yapılandırılmış kredilerle bir topyekün seferberlik ilan edilmesini beklediklerini ifade etti.
Genç nüfus ve beşeri sermayenin avantajını da göz ardı etmeyen Akbaş, “Ülkemizde 15‑34 yaş arası %30 oranında aktif iş gücü bulunuyor; bu potansiyeli doğru politikalarla desteklediğimizde, 2026’da üretim hacminde %12’ye varacak bir artış görebiliriz” şeklinde bir öngörüde bulundu. Altyapı açısından da Diyarbakır ve çevresindeki lojistik merkezlerinin modernize edilmesi, enerji arzının güvence altına alınması ve dijital dönüşüm projelerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Son olarak, DİSİDER üyelerine, sanayicilere ve tüm çalışanlara teşekkür eden Akbaş, “Zorlu bir süreçte üretmeye devam eden, emek veren, tüm zorluklara rağmen çalışan bütün üyelerimize, sanayicilerimize ve herkese çok teşekkür ediyorum. 2026 yılının mutluluk, bereket, huzur ve barış getirmesini, aileleriyle birlikte sağlıklı bir yıl geçirmelerini temenni ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.
Bu vizyon, Diyarbakır ve çevresindeki iş dünyasının sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini gösteriyor. Ekonomistler, DİSİDER’in bu tür uzun vadeli planlamalarının, bölgesel kalkınma politikalarıyla uyumlu olması halinde, Doğu Anadolu’nun ekonomik dönüşüm haritasında kritik bir rol oynayabileceğini belirtiyor.