
Zelenskiy, Florida‘ya yapacağı seyahati resmi olarak duyurdu ve “Bu hafta sonu yoğun bir gündemimiz olacak. Başkan Trump ile sanırım pazar günü Florida’da bir görüşmemiz olacak” ifadelerini kullandı. Başkanlık sarayının da onayladığı bu buluşma, iki liderin doğrudan temas kurarak çatışmanın son aşamasını konuşma fırsatı bulması açısından büyük önem taşıyor.
Geçtiğimiz ay ABD tarafından önerilen ve daha sonra revize edilen barış taslağı, Zelenskiy’in açıklamalarına göre %90 tamamlanma seviyesine ulaşmış durumda. Toplam 20 maddeyi içeren bu taslak, dört ana taraf – Ukrayna, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Avrupa – arasında ortak imzalanmadan yürürlüğe giremez. Zelenskiy, “20 maddelik bir taslak, Rusya ve Avrupalılar olmadan imzalanamaz” diyerek planın çok taraflı bir çerçeveye oturması gerektiğini vurguladı.

Toplantının ana gündemi; güvenlik garantileri, Zaporijya Nükleer Santrali’nin kontrolü ve Ukrayna toprak bütünlüğünün sağlanması. Zelenskiy, “Planın ABD topraklarında imzalanıp imzalanmayacağı henüz netleşmedi” diyerek imzalama sürecinin detaylarını da gündeme taşıyacağını belirtti. Ayrıca, olası bir “savaş sonrası yeniden inşa” planının finansman kaynakları ve Avrupa Birliği’nin rolü de tartışma başlıkları arasında yer alacak.
Bu buluşma, Trump yönetiminin Ukrayna politikası üzerindeki yönelimi ve Rusya’ya karşı tutumunun yeniden şekillenmesi açısından bir dönüm noktası olabilir. Uzmanlar, “Florida’da gerçekleşecek bu görüşme, sadece iki liderin değil, aynı zamanda Batı’nın Ukrayna’ya olan desteğinin sınırlarını da yeniden tanımlayabilir” şeklinde bir değerlendirme yapıyor. Zelenskiy’in ABD’ye olan güveni, Trump’ın seçim kampanyası sürecinde Ukrayna’yı bir pazarlık kozu olarak kullanma ihtimaliyle de tartışılıyor.
Ukrayna içinde bazı muhalif siyasetçiler, bu görüşmenin “yetersiz” ve “sözde” bir barış çabası olduğunu savunurken, Washington’daki bazı Kongre üyeleri ise “gerçek bir ilerleme” umudu taşıyor. Avrupa Birliği temsilcileri ise, “Barış planının çok taraflı bir çerçevede kalması şart” diyerek Rusya’yı da sürece dahil etme gerekliliğini vurguluyor.
Ukrayna ile Rusya arasındaki çatışma, 2014 yılında Kırım’ın ilhakı ve Donbas’taki savaşla başladı. O günden bu yana çeşitli ateşkes ve müzakere girişimleri denendi; ancak kalıcı bir çözüm bulunamadı. Zelenskiy’in 2024 yılında başlattığı “Barış için 20 Madde” planı, önceki girişimlerden farklı olarak hem güvenlik hem de enerji altyapısını kapsayan kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Florida görüşmesinin, bu planı somut bir anlaşmaya dönüştürüp dönüştürmeyeceği ise yakından izlenecek.
Eğer görüşme olumlu bir sonuca ulaşırsa, önümüzdeki ay içinde bir “Barış Bildirgesi” imzalanabilir ve uluslararası gözlemciler çatışma bölgesinde denetim başlatabilir. Ancak planın Rusya tarafından reddedilmesi ya da Avrupa’nın desteğinin azalması durumunda, mevcut gerilimler daha da tırmanabilir. Uzmanlar, “Her iki taraf da bir çıkış yolu bulamazsa, savaşın süresi uzayarak bölgesel istikrarı tehdit eder” uyarısında bulunuyor.