Bursa’da Başarılı Böbrek Nakli: 25 Yaşındaki Yusuf Akın Anneden Gelen Organla Hayata Tutundu

Bursa’da Başarılı Böbrek Nakli: 25 Yaşındaki Yusuf Akın Anneden Gelen Organla Hayata Tutundu
Yayınlama: 27.12.2025
6
A+
A-

Hipertansiyon ve böbrek yetmezliği tedavisi sürecinde annesinden organ bağışıyla hayata tutunan genç, şimdi normal bir yaşam sürüyor.

Bursa’da Yaşanan Dokunaklı Organ Bağışı Hikayesi

Yusuf Akın, 25 yaşında bir şehir plancısı olarak Bursa’da çalışıyor. Hipertansiyon nedeniyle erken yaşta böbrek yetmezliği teşhisi almasının ardından, dört ay süren diyaliz tedavisini tamamladı ve geçen yıl Nisan ayında annesi Ayşen Akın sayesinde hayata döndü.

Akın, 20 yaşındayken bir bayram ziyareti sırasında yakınları tarafından yapılan tansiyon ölçümünde yüksek değerler gördü ve hastaneye başvurdu. Üç yıllık ilaç tedavisinin ardından böbrek fonksiyonları ciddi şekilde azaldı ve diyaliz zorunlu hale geldi.

Bu süreçte üniversite eğitimine devam eden Akın, hem akademik hem de sosyal hayatında zorluklar yaşadığını belirtti. “Rahatsızlığım nedeniyle zor dönemler geçirdim. İştafsızlıktan dolayı ciddi kilo kaybı ve psikolojik etkenler yaşadım,” dedi. Ancak ailesinin ve arkadaşlarının destekleri, onun bu zor dönemi atlatmasında büyük rol oynadı.

Akın’ın annesi Ayşen, iki yıl önce donör olarak oğluna böbrek bağışlamaya karar verdi. Kan gruplarının uyumlu olması ve organ bağışı konusundaki kararlılığı sayesinde, başarılı bir operasyon gerçekleşti. “Bir saniye bile düşünmeden annem bana organını verdi,” diye ekledi Yusuf.

Operasyon sonrası yaşam ise büyük bir değişimle geldi. Akın, düzenli ilaç takibi ve alarm kurarak ilaç saatlerini kaçırmadığını vurguladı. “Şu anda harita firmasında tam zamanlı çalışıyorum, şantiyelere gidiyorum, ofisteki evrak işlerini yönetiyorum. Normal bir birey kadar sağlıklıyım,” ifadeleri, onun iyileşme sürecinin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.

Sağlık uzmanları, genç yaşta organ nakli geçiren hastaların uzun vadeli prognozunun genellikle olumlu olduğunu belirtiyor. Türkiye’de organ bağışı kültürü son yıllarda artış gösteriyor; ancak hâlen potansiyel bağışçıların bilgilendirilmesi ve gönüllülük oranlarının yükseltilmesi gerekiyor. “Organ bağışı, yakınlarımıza yeni bir hayat armağan etmek demektir,” diyen Akın, bu konuda toplumu bilinçlendirmeyi amaçladığını sözlerine ekledi.

Akın’ın hikâyesi, sadece bir bireyin sağlık mücadelesi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve aile bağlarının ne denli güçlü olabileceğinin de bir göstergesi. Anneden gelen bu bağış, hem bir hayat kurtarmak hem de organ bağışı konusundaki farkındalığı artırmak açısından büyük bir örnek oluşturuyor.

Bu süreçte akranları ve gençler de benzer sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarında erken teşhis ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekiyor. “Hipertansiyon gibi sessiz bir hastalık, erken fark edilmezse hayati organları etkileyebilir,” diyerek gençleri risk faktörlerini göz ardı etmemeye çağırıyor.

Sonuç olarak, Yusuf Akın’ın annesinden gelen böbrek nakli, bireysel bir zaferin yanı sıra Türkiye’de organ bağışı konusundaki toplumsal bilincin artması için de bir kilometre taşı niteliğinde. Gelecek yıllarda benzer hikâyelerin artması, sağlık sistemimizin ve toplumumuzun güçlenmesine katkı sağlayacak.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.