
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, GAİN Medya’nın kara para aklama iddialarını derinlemesine araştırıyor. 2023 yılının sonlarında başlayan incelemeler, medya şirketinin bir dizi şüpheli finansal hareketini ortaya çıkardı ve etkin pişmanlık kapsamında şahitlik yapanların ifadelerini topladı.

Serbest bırakılan sunucu Okan Karacan, adli kontrol şartıyla verilen ifadesinde, “Gain Medya şirketleri ile ortak bir hareketim yoktur” diyerek kendisini suçlamalardan uzak tutmaya çalıştı. Ancak, çanta içinde 300 bin lira aldığını ve bu parayı eski eşine verdiğini itiraf etti.
Karacan, “Marsbahis üzerinden aklanan paranın bir takım yerlerde olduğunu değerlendiriyorum. Paraları nakit ve altın olarak tuttuklarını biliyorum” sözleriyle, paranın hem fiziki hem de dijital platformlarda dolaştığını ortaya koydu.
Karacan, reklam filmi çekimi için Berkin Kaya ve Barbaros Reşat Gülcan’ın kendisini “Marsbahis” reklamı için Maltepe’ye getirdiğini, set kurulumu sırasında bir çanta içinde 300 bin lira verildiğini detaylandırdı. Film ekibi arasında M.T. ve İ.O.Ç. de yer alıyordu. Çekim tamamlandıktan sonra paranın elden alındığını ve “eski karısına” teslim edildiğini belirtti.
Karacan, “Berkin’in yöneticilik yaptığı şirkette imtiyaz sahibi” olduğunu ve GAIN’in sahibi Selahattin Aydın ile temas kurduğunu anlattı. Selahattin, “Yıllık 232 milyar TL ciro” ve “Amerika’dan ekip getirerek GAİN’in başına geçmek” gibi iddialarını dile getirdi. Bu açıklamalar, şirketin sadece medya değil, aynı zamanda finans ve gayrimenkul alanında da geniş bir ağ kurduğunu gösteriyor.
Karacan ayrıca, “Barbaros Reşat Gülcan bütün para trafiğini idare ediyor” diyerek, para akışının birçok farklı lokasyonda gerçekleştiğini sıraladı: Malta, Bodrum Yalıkavak, Karaköy, Levent, Zekeriyaköy, Kağıthane ve Ataşehir gibi.
İfade sırasında, “Parayı Malta’dan soğuk cüzdana yükleyeceğiz, ardından TL’ye çevireceğiz ve A.E.’nin kasasına aktaracağız” gibi bir planın varlığı ortaya kondu. Bu plan, kara para aklamanın uluslararası bir boyuta taşındığını ve yerel ekonomiyi nasıl etkileyebileceğini gözler önüne seriyor.
Karacan, verilen ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtti. Bu çerçevede, mahkemeye sunulan beyanının ceza indirimine yol açıp açmayacağı hâlâ yargı mercileri tarafından değerlendirilecek. Uzmanlar, bu tür beyanların hem soruşturmayı derinleştirebileceğini hem de suç örgütlerinin çökertilmesinde kritik rol oynayabileceğini vurguluyor.
Bu itiraf, GAİN Medya’nın sadece bir medya şirketi olmadığını, aynı zamanda büyük ölçekli finansal operasyonlar yürüttüğünü gösteriyor. Türkiye’nin kara para aklama mücadelesi açısından, bu tip ifadeler yeni denetim ve düzenleme ihtiyacını gündeme getiriyor.
İlerleyen günlerde savcılık, Karacan’ın beyanlarını detaylı bir şekilde inceleyerek, diğer şüphelilere yönelik tutuklamalar ve hacizler gerçekleştirebilir. Halk, bu tür büyük skandalların medyada nasıl yankı bulacağını ve siyasi arenada nasıl bir etki yaratacağını merakla bekliyor.