
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelmeden önce, İran’ın bölgedeki etkisini artırma çabalarına dair sert bir açıklama yaptı. Başkan, “Balistik füze tesislerini vurmasına veririm, nükleer tesislerine ise hemen derim” ifadeleriyle, ABD’nin olası bir askeri müdahaleye hazır olduğunu vurguladı.

Bu açıklama, Trump’ın 2024 ABD seçim kampanyası sürecinde dış politika konusundaki agresif duruşunu yeniden gözler önüne serdi. Başkan, özellikle İran’ın nükleer programını ve bölgedeki balistik füze geliştirmelerini “küresel barışa doğrudan tehdit” olarak nitelendirdi.
İran dışişleri bakanı, Trump’ın sözlerini “sözde bir tehdit, gerçek bir diplomasi eksikliği” olarak eleştirdi ve İran’ın kendisini savunma hakkını kullandığını belirtti. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler ise, bölgedeki gerilimin artmasının **tüm taraflar için olumsuz sonuçlar doğuracağını** vurgulayarak, diplomatik kanalların açık kalması gerektiğini hatırlattı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise, bölgedeki tansiyonun yükselmesinin **enerji güvenliği** ve **bölgesel istikrar** üzerindeki etkilerine dikkat çekti ve tüm tarafları **soğukkanlı ve sorumlu** davranmaya çağırdı.
Trump’ın bu sert söylemi, özellikle **güvenlik komitesi üyeleri** ve **askeri danışmanlar** arasında tartışmalara yol açtı. Bazı isimler, İran’a yönelik askeri eylemlerin **çok yönlü sonuçlar** doğurabileceği ve **uluslararası hukuka** uygun olarak yürütülmesi gerektiğini savundu. Diğer yandan, Trump destekçileri bu tutumu **güçlü bir liderlik göstergesi** olarak değerlendiriyor.
İran ise, balistik füze programını **stratejik bir caydırıcılık unsuru** olarak konumlandırıyor. Son yıllarda yapılan açıklamalara göre, İran’ın füze menzili ve sayısı önemli ölçüde artmış durumda. Bu durum, bölgedeki **askeri dengeleri** yeniden şekillendiriyor ve ABD’nin tehditlerine karşı **savunma önlemlerini** artırıyor.
Uzmanlar, Trump’ın bu açıklamasının **gerilim yükseltici** bir adım olabileceğini ve olası bir çatışmanın **ekonomik, politik ve insani** maliyetlerinin çok yüksek olacağını belirtiyor. Çatışmanın önlenmesi için **diyalog ve çok taraflı diplomasi** yolunun hâlâ en etkili seçenek olduğu vurgulanıyor.