
Vefat eden eski TBMM Başkanvekili Mustafa Kemal Palaoğlu için TBMM’de duygusal bir cenaze töreni gerçekleştirildi. Törene, Palaoğlu’nun ailesi, eski TBMM Başkanları Cemil Çiçek ve İsmet Yılmaz, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, TBMM İdare Amiri, MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay ve birçok eski‑yeni milletvekili ile Meclis çalışanları katıldı.

Katılımcılar, Palaoğlu’nun kamu hizmeti yaşamını ve Sivas milletvekilliği dönemindeki çalışmalarını anmak için kısa birer konuşma yaptı; çoğu, “Siyasi birlik ve kardeşlik duygularının yeniden hatırlanması” vurgusunu kullandı.
Meclisteki resmi törenin ardından, cenaze Ankara’nın Gölbaşı ilçesine nakledildi. Gölbaşı Camii’nde kılınan öğle namazının ardından, Gölbaşı Mezarlığı’nda toprakla buluştu. Mezar töreninde, Palaoğlu’nun eşinin ve iki çocuğunun yanı sıra yakın akrabaları da duygusal anlar yaşadı.
Sivas’ın Gürün ilçesinde 1929 yılında doğan Mustafa Kemal Palaoğlu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Köklü bir bürokratik geçmişe sahip olan Palaoğlu, Kozaklı ve Bodrum kaymakamlığı, mülkiye müfettişi görevleriyle kamu yönetiminde deneyim kazandı. 13., 14. ve 17. Dönem’lerde Sivas milletvekilliği yaparak Meclis’e girdi; 14. Dönem’de ise TBMM Başkanvekili olarak görev aldı. Evli ve iki çocuk babası olan Palaoğlu, görev süresince eğitim, kırsal kalkınma ve adalet reformları üzerine yoğunlaştı.
Günün öne çıkan konuşmalarından biri, eski milletvekili Cemil Çiçek tarafından yapıldı. Çiçek, “Mustafa Kemal Palaoğlu, hizmet aşkıyla yoğrulmuş bir siyasetçi olarak hatıralarımızda yaşayacak” diyerek duygularını paylaştı. İsmet Yılmaz ise “Türkiye’nin farklı coğrafyalarına hizmet eden bir devlet adamıydı; onun mirası genç siyasetçilere örnek olmalı” şeklinde konuştu. Halktan gelen mesajlar ise sosyal medyada “Başkanvekilimiz Mekânında huzur bulsun” ve “Ailesine başsağlığı” gibi destek sözleriyle doluydu.
Palaoğlu’nun cenazesi, yalnızca bir veda töreni değil, aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihindeki siyasetçi kuşağının bir dönüm noktası olarak algılandı. Birçok genç siyasetçi ve akademisyen, onun “halkla iç içe, hizmet odaklı” yaklaşımını gelecek nesillere aktarmak gerektiğini vurguladı.