
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’ın “özel laboratuvar sonuçları temiz” şeklinde medyada duyurulan haberlerine yanıt verdi. Açıklamada, soruşturma dosyasına ulaşan herhangi bir taraf bilirkişi raporu bulunmadığı açıkça belirtildi.
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülmekte olan 2025/265190 sayılı soruşturması kapsamında; TCK‑190 uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla özel yer, donanım veya malzeme sağlayan, kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan kişilere ilişkin bir inceleme yürütülmektedir. Sadettin Saran hakkında basın ve sosyal medyada çıkan ‘özel laboratuvar inceleme sonuçları temiz çıktı’ iddialarına dair dosyada bir bilirkişi raporu bulunmamaktadır. Soruşturma dosyasında tek rapor, kanuni ve resmi bilirkişi olan Adli Tıp Kurumu’nun hazırlamış olduğu rapordur.”

Bu açıklama, iddiaların kaynağını ve resmi sürecin nasıl işlediğini netleştiriyor. Adli Tıp Kurumu’nun raporu, resmi ve kanuni bir bilirkişi raporu olarak tek yetkili belge konumunda bulunuyor.
Geçtiğimiz haftalarda çeşitli haber siteleri ve sosyal medya kanalları, Sadettin Saran’ın “özel laboratuvarda yapılan ikinci testin temiz çıktığı” yönünde haberler paylaştı. Bu haberler, Saran’ın spor kulübü yönetimindeki konumu ve kamuoyu üzerindeki etkisi nedeniyle hızlı bir şekilde yayılmıştı. Ancak başsavcılığın açıklaması, bu tür spekülasyonların resmi bir belgeyle desteklenmediğini gösterdi.
Sadettin Saran’ın resmi açıklama yaptığı bir açıklama bulunmamakla birlikte, kulüp yönetimi ve bazı taraftar grupları, iddiaların asılsız olduğunu ve “siyasi bir manevra” olduğunu dile getirdi. Sosyal medyada ise ikiye bölünmüş bir tartışma yaşandı; bir kesim başsavcılığın açıklamasını doğrularken, diğer kesim hâlâ şüphelerini dile getirmeyi sürdürdü.
TCK‑190 kapsamında yürütülen soruşturma, uyuşturucu ve uyarıcı madde temini, dağıtımı ve kullanımını kolaylaştıran kişilere yöneliktir. Başsavcılık, dosyada yer alan tek raporun Adli Tıp Kurumu’na ait olması nedeniyle, özel laboratuvar raporunun bulunmadığını ve bu yüzden iddiaların yasal bir temele dayanmadığını vurguladı. Eğer yeni bir bilirkişi raporu ortaya çıkarsa, soruşturma kapsamı genişleyebilir ve ek yasal yaptırımlar gündeme gelebilir.
Başsavcılık, soruşturmanın gizlilikle sürdüğünü ve ilgili tüm adımların titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Bu çerçevede, yeni bir rapor ya da belge ortaya çıktığında kamuoyu bilgilendirilecektir. Şimdilik, sadece Adli Tıp Kurumu raporu resmi belge olarak kabul edilmektedir.
Uzmanlar, bu tür iddiaların yargı sürecine zarar vermemesi ve yalnızca resmi belgeler üzerinden değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Saran’ın durumu, spor yöneticilerinin kişisel ve profesyonel itibarının ne kadar hassas bir dengeye dayandığını bir kez daha gözler önüne serdi.