
Gece saat 02.00’de Elmalık köyünde, terör örgütü DEAŞ’ın bir hücre evine yönelik darbe operasyonu başlatıldı. Operasyon sırasında şiddetli çatışma çıktı ve polis memurları İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit şehit oldu. Ayrıca 8 polis ve 1 güvenlik görevlisi yaralandı. Evde kadın ve çocukların bulunması nedeniyle güvenlik birimleri, tahliye sürecini büyük bir hassasiyetle yürüttü; 5 kadın ve 6 çocuk sağ olarak tahliye edildi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, olayla ilgili soruşturmanın başlatıldığını ve beş DEAŞ mensubunun gözaltına alındığını duyurdu. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolü amacıyla çok sayıda polis eşliğinde Yalova Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastane girişinde güvenlik önlemleri artırıldı ve şüphelilerin kimlik kontrolü detaylı bir şekilde yapıldı.

Hastaneye getirildiklerini öğrenen Yalovalılar, hastane önünde toplanarak büyük bir öfke gösterisi düzenledi. “Allah belanızı versin”, “Allah’ınızdan bulun” gibi bağırışlarla DEAŞ mensuplarına hakaret edildi. Kalabalık, hastane girişini kapatarak abluka oluşturdu ve polis ekipleri durumu sakinleştirmeye çalıştı. Olay yerinde göz yaşları, bağırışlar ve polis sirenleri bir arada duyulurken, vatandaşların güvenlik güçlerine güveni sarsıldı.
Yerel yetkililer, halkın tepkisini yatıştırmak ve sağlık kontrolünün sorunsuz devam etmesini sağlamak için ek güvenlik birimleri sevk etti. Ancak kalabalığın büyüklüğü ve duygusal yoğunluk, hastane hizmetlerinin geçici olarak aksamasına neden oldu.
Bu olay, ülke genelinde terörle mücadele politikaları ve polis güvenliği konularında yeni bir tartışma başlattı. Siyasi partiler, olayın ardından “terör örgütlerine müsamaha gösterilmemeli” ve “polis şehitleri unutulmamalı” şeklinde ortak bir tutum sergiledi. Ayrıca hastane gibi sivil alanlarda terör şüphelilerinin bulunması, sağlık kurumlarının güvenliği üzerine yeni düzenlemelerin yapılması gerektiğini gündeme taşıdı.
Uzmanlar, benzer olayların önüne geçebilmek için istihbarat ve operasyon planlamalarının daha şeffaf ve koordineli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Yalova’da yaşanan bu gerginlik, toplumsal huzurun ne kadar kırılgan olabileceğinin bir başka örneği olarak kayıtlara geçti.