
30 yıldır kayıp sayılan bu nadir kedi, Tayland’ın kuzeydoğusundaki Prionailurus planiceps (yassı başlı kedi) popülasyonunun hâlâ var olduğunu kanıtladı. Çevre koruma görevlileri, yerel bir balıkçının fotoğrafını inceleyerek hayvanı tespit etti ve ardından ekipler 2 hafta süren saha çalışmasıyla türün canlı olduğunu belgeledi.

Yassı başlı kediler, evcil bir kedi büyüklüğünde olup, yuvarlak ve birbirine yakın gözleri, kısa kulakları ve su geçirmez tüyleriyle tanınır. IUCN verilerine göre, vahşi doğada sadece yaklaşık 2.500 birey kalmıştır. Bu rakam, türün nesli tükenme sınırının çok yakınına işaret etmektedir.
Bu kedi sadece Güneydoğu Asya‘nın mangrov ve turba bataklıklarında bulunur. Tarım arazisi genişlemesi, maden çıkarma ve altyapı projeleri bu hassas ekosistemleri kırmakta, dolayısıyla yassı başlı kedilerin yaşam alanlarını daraltmaktadır. Uzmanlar, habitat kaybının %70’inin son 20 yılda gerçekleştiğini belirtiyor.
Kasetsart Üniversitesi’nden veteriner hekim ve araştırmacı Kaset Sutasha, “Bu gözlem, bölgedeki koruma politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Çevre dostu tarım ve mangrov restorasyonu projeleri olmadan, bu türün geleceği belirsiz.” dedi. Ayrıca, genetik analizler için toplanan tükürük örnekleri, mevcut popülasyonun 1995’te kaydedilen bireylerle %98 benzerlik taşıdığını ortaya koydu.
Doğa Koruma Derneği (WWF) ve Tayland Çevre Bakanlığı, bu keşif sonrasında koruma alanı genişletme ve topluluk temelli izleme programları başlatmayı planlıyor. Ayrıca, uluslararası fonlarla desteklenecek bir genetik bankası kurulması hedefleniyor; böylece türün genetik çeşitliliği gelecekteki nesiller için güvence altına alınacak.
Bu olağanüstü keşif, sadece bilim dünyasını değil, yerel halkı ve küresel çevre hareketlerini de harekete geçirdi; yassı başlı kedinin bir kez daha gökyüzüne değil, doğanın kalbine geri dönmesi umut veriyor.