
2025 yılında enflasyonun düşürülmesiyle başlayan dezenflasyon süreci, şirketlerin nakit akışlarını rahatlatmış olsa da, yüksek faiz oranları ve finansal daralma hâlâ risk unsurları olarak görülüyor. Büyükavşar, “Şirketler, nakit dengesini günlük olarak izlemeli, işletme sermayesini esnek tutmalı ve aşırı tasarrufla büyümeyi frenlemeden finansman modellerini çeşitlendirmeli” dedi.

Yapay zeka, bulut altyapısı ve 5G gibi teknolojiler, 2026’da Türkiye’nin sektörlerini yeniden şekillendirecek. Büyükavşar, “Şu anki ilerleme hızı yavaş gibi görünse de, önümüzdeki iki yıl içinde AI‑driven üretim ve dijital tedarik zinciri optimizasyonu %30‑%40 verim artışı sağlayacak” şeklinde bir tahmin yaptı. Ayrıca, teknoloji ve telekomünikasyon şirketlerinde 5G’nin yaygınlaşması, yeni servis modelleri ve veri‑merkezleri için büyük bir fırsat yaratıyor.
Yeşil enerji projeleri 2025’in en çok konuşulan başlıklarından biriydi. 2026’da ise yenilenebilir enerji yatırımlarının toplam sermayesinin %25 artırılması hedefleniyor. Büyükavşar, “Güneş ve rüzgar çiftlikleri, hem ihracat potansiyeli hem de yerli enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol oynayacak” diyerek, bu alandaki devlet teşviklerinin sürdürülebilir büyümeyi destekleyeceğini vurguladı.
2025’te savunma sanayisi en güçlü performansı sergiledi; teknoloji ve telekomünikasyon da benzer bir ivme yakaladı. Sağlık sektöründe hizmet ihracatı ve iç pazar talebi artarken, lojistik ve ulaştırma alanında ihracat dengeleriyle hareketlilik gözlendi. E‑ticaret ise yabancı yatırımcıların ilgisini çeken bir başka çekim merkezi oldu.
Artan işçilik maliyetleri, karlılığı zorlamaya devam ediyor. Büyükavşar, “Dijitalleşme sadece pazarlama‑satışta değil, tedarik zinciri, rota optimizasyonu ve üretim planlamasında da kritik bir çözüm” olduğunu belirtti. Şirketlerin bu alanlarda yapay zeka destekli analitik ve bulut tabanlı platformlara yatırım yapması, maliyetleri %10‑%15 oranında düşürebilir.
2025’te Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlar %35 artarak 11,5 milyar $ seviyesine yükseldi. Büyükavşar, özellikle Dream Games, Uber‑Trendyol Go ortaklığı ve fintech girişimlerinin Avrupa sermayesi tarafından desteklenmesinin, ekosistemin küresel ölçekte rekabet gücünü artırdığını vurguladı.
1. Maliyet Kontrolü – Dijitalleşme ve otomasyonla sabit maliyetlerin azaltılması.
2. Doğru Finansman Yapısı – Kredi‑sermaye dengesinin optimum seviyede tutulması.
3. Yapay Zeka ve Teknoloji Dönüşümü – Üretim, satış ve hizmet süreçlerinde AI‑driven değer yaratımı.
Şirketler, nakit akışını günlük izlemeli, işletme sermayesini esnek tutmalı ve gerçekçi büyüme hedefleriyle hareket etmelidir. Start‑uplar ise hikâye anlatımını güçlendirerek, hem yerel hem de uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeli; teknoloji‑odaklı ürünlerini hızlı bir şekilde pazara sunmalıdır. Büyükavşar, “Temkinli davranmak büyümeyi yavaşlatır, ancak aşırı risk almak da nakit dengesini tehlikeye atar. İyi bir denge, sürdürülebilir ve karlı büyümeyi getirir” diye sonuçlandırdı.