
Bağırsaklar, sindirim sistemimizin sadece bir parçası değil, aynı zamanda vücudumuzun komuta merkezi olarak kabul edilen bir ekosistemdir. Medipol Sağlık Grubu’ndan İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Kamuran Doğan, “Bağırsak florasının dengesinin bozulması sistemik hastalıklar için zemin oluşturabilir” diyerek konunun önemini vurguluyor.

Vücudumuzda trilyonlarca bakteri, virüs ve parazit yaşar. Bu mikroorganizmalar mikrobiyota adı verilen karmaşık bir topluluk oluşturur ve bağışıklık, metabolizma, hatta ruh hâli üzerinde doğrudan etkileri vardır. Denge bozulduğunda, iltihaplanma, bağışıklık sistemi zayıflığı ve çeşitli metabolik bozukluklar ortaya çıkabilir.
Bağırsak ve beyin arasındaki iki‑yönlü iletişim, duygudurum, stres yanıtı ve hatta depresyon riskini etkiler. Dr. Doğan, “Bağırsak florasının dengesizliği, ruh hâli ve anksiyete gibi psikiyatrik durumların tetikleyicisi olabilir” açıklamasında bulundu.
Bağırsak duvarı, patojenlerin vücuda girişini engelleyen bir bariyer görevi görür. Sağlıklı bir mikrobiyota, bu bariyeri güçlendirir ve enflamatuar yanıtların kontrol altında kalmasını sağlar. Denge bozulduğunda, kronik inflamasyon hastalık riskini artırır.
Dr. Doğan, “Sağlıklı bir mikrobiyota temeli beslenmeden geçer” diyerek şu tavsiyelerde bulundu:
Düzenli egzersiz, yeterli uyku ve stresin etkin bir şekilde yönetilmesi, mikrobiyota dengesini olumlu etkileyen faktörlerdendir. Dr. Doğan, “Dengeli bir yaşam tarzı, bağırsak sağlığını korumanın en doğal yoludur” şeklinde konuştu.
Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için hayati öneme sahiptir, ancak gereksiz kullanım mikrobiyotaya ciddi zarar verir. Dr. Doğan, “Antibiyotiklerin gereksiz ve aşırı kullanımı, faydalı bakterileri yok eder, dirençli suşların ortaya çıkmasına zemin hazırlar” uyarısında bulundu.
Gaita analizi, mikrobiyota dengesini değerlendirmek için en yaygın yöntemdir. Klinik bulgular, beslenme alışkanlıkları ve hastanın şikayetleri birlikte incelendiğinde, bağırsak sağlığı hakkında kapsamlı bir tablo oluşturulabilir.
Bağırsak sağlığını korumak, sadece sindirim sistemini değil, tüm vücudu korur. Doğru beslenme, yeterli lif, fermente gıdalar, düzenli egzersiz ve gereksiz antibiyotiklerden kaçınma, mikrobiyotayı dengeleyerek sistemik hastalıkların önlenmesinde kilit rol oynar.