
Türkiye’de 1930’lu yılların başında, çarıktan ayakkabıya geçiş sürecinin bir parçası olarak üretime başlanan kara lastik, halk arasında cizlavit ya da “Ankara lastiği” adıyla anılmaya başladı. İlk kez 1932 yılında fabrika hatlarından çıkan bu dayanıklı ayakkabı, özellikle kırsal kesimdeki işçi sınıfının ayaklarını koruyan bir görevli oldu.

Malatya’nın merkezinde kurulan geçici konteyner çarşı, bu nostaljik ürünün en yoğun satıldığı noktalar arasında yer alıyor. Kara lastik artık sadece tarım işçileri tarafından günlük kullanım için değil, ev ve iş yerlerinde dekoratif bir unsur olarak da tercih ediliyor. Yerli ve yabancı turistler, özellikle fotoğrafçılık ve kültür turizmi amaçlı olarak bu eski model ayakkabıları koleksiyonlarına ekliyor.
Çarşıda ayakkabıcılık yapan Mehmet Demir, “Kara lastiğin tarihi 1932 yılına dayanıyor. Bayan içini denilen, tabanı düz olan modellerimiz hâlâ mevcut. Ayrıca topluklu Ankara lastiği ve bahçede kullanılan bağ ve naylon tipleri de satıyoruz” şeklinde bilgi verdi. Demir, 1993’ten bu yana sektörde olduğunun altını çizerek, “Talep önceki yıllara göre azaldı; artık daha çok 65‑70 yaş aralığındaki amcalar ve dedeler alıyor. Gençler pek giymese de bu mirası kaybetmemek adına stoklarımızı tutuyoruz” dedi.
Demir, cizlavit modellerinin fiyatının 350 TL’ye kadar çıktığını, klasik Ankara lastiğinin ise 100 TL’den satıldığını belirtti. “Ankara lastiği, cizlavite göre daha az dayanıklı, ancak hafif ve rahat bir yapıya sahip. Bu yüzden fiyat farkı doğal” ifadelerini kullandı. Fiyatların bölge içinde sabit kalması, yerel halkın bu ürünleri hâlâ tercih etmesinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Malatya’da kara lastiği satan sadece iki‑üç esnaf bulunması, bu geleneksel ürünün sürdürülebilirliği konusunda endişe yaratıyor. Yerel kültür dernekleri, “Kara Lastik Günleri” gibi etkinliklerle genç nesilleri bilgilendirmeyi ve ürünü tanıtmayı amaçlıyor. Ayrıca, bazı tasarımcılar bu eski ayakkabıyı modern çizgilerle yeniden yorumlayarak, kültürel miras ile moda arasındaki köprüyü kurmayı hedefliyor. Bu çabalar, kara lastiğin önümüzdeki yıllarda da Malatya’nın sokaklarında yankı bulmasını sağlayabilir.