
Kapalı alanlarda içilen nargile, karbonmonoksit (CO) seviyelerini dakikalar içinde tehlikeli düzeye çıkarabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, bir nargile oturumu, bir sigara paketinden çok daha fazla toksik madde ve CO üretir.

CO, kan içinde hemoglobinle bağlanarak oksijen taşıma kapasitesini %70’e kadar düşürür. Bu da baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, halsizlik ve bilinç kaybı gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Ağır vakalarda ise kalp ritim bozuklukları, beyin hasarı ve hatta ölüm riski söz konusudur. Dr. Zorbozan, “Karbonmonoksit renksiz, kokusuz ve tatsız bir gazdır; bu yüzden maruz kalındığını fark etmek çok zordur.” dedi.
Nargilede kullanılan kömür, sigaraya kıyasla çok daha yüksek miktarda CO üretir. Özellikle yetersiz havalandırılan ev ortamları ve kapalı odalar, CO’un hızla birikmesine zemin hazırlar. Dr. Zorbozan, “Kısa sürede tehlikeli CO seviyelerine ulaşılabilir; bu durum, evde nargile içmenin güvenli olduğu algısını tamamen çürütür.” şeklinde uyardı.
CO zehirlenmesi şüphesi olan hastalar, yüksek basınçlı oksijen (hiperbarik) tedavisiyle hızlı bir şekilde iyileştirilebilir. Bu tedavi, kandaki CO’nun daha çabuk uzaklaştırılmasını sağlar ve kalıcı beyin hasarı riskini azaltır. Dr. Zorbozan, “Maruziyeti yüksek olan hastalar, özellikle sinir ve kardiyovasküler sistemleri etkilenmişse, bu tedaviyi acilen almalıdır.” diye belirtti.
‘Evde nargile daha güvenlidir’ düşüncesi, bilimsel verilerle çelişmektedir. Kapalı ortamlarda nargile içmek, soba veya mangal dumanına maruz kalmak kadar tehlikeli bir durumdur. Uzmanlar, iyi havalandırma, hava kalitesi ölçüm cihazları ve alternatif eğlence yöntemleri kullanarak bu riski azaltmayı öneriyor.
Kapalı alanlarda nargile tüketimi, sadece akciğer kanseri riskini artırmakla kalmaz, aynı zamanda ölümcül CO zehirlenmelerine de yol açabilir. Sağlık otoriteleri, bu konunun kamuoyunda daha geniş bir farkındalık yaratmasını ve riskin azaltılması için somut önlemler alınmasını talep ediyor.