
Eskişehir Bahçelievler Mahallesi’nde Toros Sokak üzerindeki bir apartmanda ablasıyla birlikte yaşayan 21 yaşındaki işitme engelli Hazan Güntay, 29 Aralık sabahı saat 08.30’da işe gitmek için evden çıktı. Çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamaması, ailesini ve yakınlarını derin bir endişeye sürükledi.

Güntay’ın ailesi, genç kadının telefonunu yanına aldığını ancak gelen çağrılara “meşgul” yanıtı verildiğini belirtti. Bu durum, ya Hazan’ın bilerek telefonu sessize aldığı ya da bir başkasının telefonunu kullandığı ihtimalini ortaya koyuyor. Ailesi, Hazan’ın daha önce bir keresinde rızasıyla evden ayrılıp iki gün sonra geri döndüğünü, ancak bu sefer geri dönmediğini vurguladı.
Durumun ciddiyetini fark eden İl Emniyet Müdürlüğü, bir gün 24 saat boyunca kayıp kişi kaydı açtı ve 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden gelen her türlü bilgiye açık kapı politikası izledi. Polis ekipleri, Hazan’ın kaybolduğu sabah üzerinde bulunan kıyafetleri – lacivert kot pantolon, siyah şişme mont ve beyaz spor ayakkabı – inceleyerek bölgeyi taradı.
Uzmanlar, işitme engelli bireylerin dış dünyadan gelen uyarıları kaçırma riskinin yüksek olduğunu ve bu gibi durumlarda yakınların hızlı ve koordineli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Güvenlik kameraları, komşu evlerin giriş-çıkış kayıtları ve sosyal medya üzerinden yapılan duyurular, arama sürecine destek sağlamak amacıyla kullanılmaya başlandı.
Polis, bahçelievler bölgesi’nde yürüyüş ekipleri, köpekli arama birimleri ve dronlarla havadan incelemeler gerçekleştiriyor. Aynı zamanda, Hazan’ın işitme cihazı varsa, cihazın konum takibi üzerinden olası bir izleme yapılmaya çalışılıyor.
Yakın çevreleri, “Lütfen gördüğünüz ya da duyduğunuz her şeyi 112’ye bildirin. Küçük bir ipucu bile hayat kurtarabilir.” diyerek toplumu duyarlı olmaya çağırıyor. Aile, Hazan’ın en kısa sürede sağ salim bulunması için dua ve desteklerini sürdürüyor.
Bu kayıp olayının ardından Eskişehir’de işitme engelli bireylerin güvenliği ve toplumsal farkındalık konularında yeni adımlar atılması bekleniyor. Yetkililer, benzer vakaların önüne geçmek amacıyla duyarlılık eğitimleri ve acil durum planlarının hazırlanması gerektiğini vurguluyor.