
İstanbul Küçükçekmece’de 11 Temmuz’da eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürüldüğü iddia edilen Ayşe Tokyaz (22) vakası, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde ikinci gününe başladı. Mahkeme salonunda 9 tutuklu sanık ve tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmanın ilk dakikalarında, sanık Cemil Koç ve ona yardım ettiği ileri sürülen tutuklu C.A. savunma yaptı; diğer tutukluların savunmalarının ise daha sonra gelmesi bekleniyor.
Durumun en çarpıcı anlarından biri, müşteki Esra Tokyaz (Ayşe’nin ikiz kardeşi) tarafından yapılan açıklamaydı. Esra, sanık Cemil Koç’a şu sözlerle seslendi: “Cemil, bugün karşında Esra var, benden çekeceğin var bugün, bittin sen. Sana Cemil mi demeliyim yoksa Cem mi?“
Koç ise, “Ben hepinize yeterim. Hepinizi seveceğim” diyerek yanıt verdi. Bu diyalog, mahkeme salonunda anında jandarma tarafından sakinleştirildi.
Mahkeme başkanı, Esra Tokyaz’ın tekrar ses çıkarması üzerine, “Müşteki tarafı bir daha ses yaparsa hakkında işlem yaparım” diyerek sert bir uyarıda bulundu ve Esra’yı bir kez daha ikaz etti. Ardından, sanık Cemil Koç’un savunması tamamlandı ve çapraz sorguya geçildi. Avukatlar, Koç’un olay anındaki motivasyonu, planlaması ve diğer sanıkların rolü üzerine yoğun sorular yöneltti.
Kabul edilen iddianamede, Cemil Koç için ‘Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘Şantaj’ suçlarından 4 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Diğer 7 tutuklu sanık için ise ‘Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme’ suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Oğuz Kal’ın ise aynı suça iştirak ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet ve ek 3‑12 yıl hapis cezası talep edildi.
Bu dava, sadece adli süreci değil, aynı zamanda toplumda güvenlik algısını da derinden etkiliyor. Özellikle eski polis memurunun bir üniversite öğrencisini öldürmesi iddiası, polis teşkilatının iç denetim ve disiplin mekanizmalarına dair soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi. İnsan hakları örgütleri ve yerel sivil toplum kuruluşları, davanın adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ediyor.

Bu görsel, duruşmanın ikinci gününde salonun yoğunluğunu ve medyanın oradaki varlığını yansıtıyor.
Mahkeme, önümüzdeki haftalarda diğer tutuklu sanıkların savunmalarını dinleyecek ve ardından karar aşamasına geçecek. Avukatlar, özellikle delil toplama, tanık ifadeleri ve video kayıtları üzerinden yeni argümanlar geliştirmeyi planlıyor. Duruşmanın seyrinin, kamuoyunda büyük merakla takip edileceği ve olası bir kesin hükümle sonuçlanacağı öngörülüyor.