
Öcalan’ın yeni yıl mesajı, bölgesel barışın temelleri üzerine odaklandı. Mesaj, Suriye’de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki 10 Mart Mutabakatı’na dair görüşleri içeriyor. 
PKK lideri, “tekçi, baskıcı ve kimlikleri inkâr eden” Suriye yönetim anlayışının, Kürtler de dahil olmak üzere tüm halkların özgürlük ve eşitlik talebini daha da güçlendirdiğini belirtti. Öcalan, 10 Mart Mutabakatı’nın halkların kendi kendini yöneteceği demokratik bir siyasal model sunduğunu ve bu modelin “merkezi yapıyla müzakere edilebilir demokratik bir entegrasyon zemini” barındırdığını vurguladı.
Mutabakatın uygulanması, güneydoğu Suriye’de çatışma dinamiklerini yumuşatacağı ve bölgedeki etnik ve mezhepsel gerilimlerin azaltılmasına katkı sağlayacağı öngörülüyor. Öcalan, “10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması, süreci rahatlatacak ve hızlandıracaktır” diyerek, bu adımın bölgesel istikrar için kritik olduğunu ifade etti.
Öcalan, Türkiye’nin bu sürecin “kolaylaştırıcı, yapıcı ve diyaloga açık bir rol” üstlenmesinin hayati önemde olduğunu belirtti. Yeni yıl mesajında, “Yeni yıl savaşın değil barışın yılı olsun” diyerek, ülkenin iç ve dış politikasında barışçıl bir yönelim benimsemesi gerektiğini hatırlattı.
Öcalan, geçmişte Ortadoğu’yu derin çatışmalara sürükleyen emperyalist saldırılar ve milliyetçilik politikalarını eleştirerek, bölgedeki mevcut mezhepçilik ve etnik milliyetçiliklerin köklerini tarihsel acı deneyimlere bağladı.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 15 Ekim 2024 tarihli konuşmasından sonra, Şubat 2025’te Öcalan örgüte “silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısında bulundu. Bu çağrı üzerine PKK, 1 Mart 2025’ten itibaren ateşkesi ilan etti ve Öcalan’ın talebine uyacağını duyurdu.
Örgütün Türkiye’den silahlı güçlerini çekme süreci hâlen devam ederken, yeni bir çözüm sürecine yönelik hukuki altyapı çalışmaları TBMM’de hız kazandı.
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, tüm siyasi partilerin temsilcileriyle birlikte ortak önerileri Meclis Başkanlığı’na iletti. Komisyonun hazırlayacağı rapor, Meclis Genel Kurulu’na sunulacak ve çözüm sürecinin sonraki adımlarını şekillendirecek.
Uzmanlar, raporun demokratik uzlaşı, toplumsal barış ve hukuki çerçevelerin güçlendirilmesi üzerine odaklanacağını öngörüyor. Bu süreç, bölgedeki çatışmaların önüne geçmek ve kalıcı bir barış ortamı yaratmak açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.