
Uşak’ın Eşme ilçesinde CHP il başkanı Celalettin Çoban, Aralık ayı il danışma toplantısını gerçekleştirmek istediğini ve Eşme İlçe Örgütü’nün bu talebi engellediğini iddia etti. Çoban, partinin bölge binasının kapalı tutulduğunu ve kendisinin ve beraberindeki heyetin hiçbir karşılamayla karşılaşmadığını video kaydıyla belgeledi.

Çoban’ın açıklamasında “Cumartesi günü il sekreterimiz, Eşme İlçe Örgütüne WhatsApp ve telefonla arayarak toplantı tarihini belirtti. Pazartesi günü toplantı yapacağımızı dilettik…” şeklindeki uzun beyanı, parti içinde şok etkisi yarattı.
Eşme İlçe Başkanı ve aynı zamanda Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, Çoban’ın suçlamalarını “ciddiyetsizlik” olarak nitelendirerek şu sözleri sarf etti: “Ben size O’nu yedirtmem. Bırakın bu numaraları. Bu numaralar artık demode oldu.” Tozan, videonun “ekibinden birisi” tarafından sızdırıldığını ileri sürerek, “Allah onun belasını versin” diyerek eleştiriyi kişisel bir saldırıya dönüştürdü.
Cumhur Uslu ise resmi bir talep almadıklarını ve Çoban’ın “gayri resmi” bir yaklaşım sergilediğini belirterek, “İl sekreteri Polat Arslan tarafından gönderilen mesajla planlanan toplantı için bilgilendirme yapıldı. Ancak sağlık sorunları nedeniyle tarih değişikliği talep edildi ve ısrar devam etti” şeklinde açıklama yaptı.
Bu iddialar ve karşıt açıklamalar, Uşak’ın yerel parti örgütünde bir bölünmeye işaret ediyor. Uzmanlar, parti içinde “güven kaybı” ve “organizasyon eksikliği” riskinin yükseldiğine dikkat çekiyor. Özellikle yaklaşan yerel seçimler öncesinde, bu tür iç çekişmelerin oy oranlarını olumsuz etkileyebileceği uyarısı yapılıyor.
Uşak’taki bu çekişmenin, CHP’nin bölge stratejisini yeniden gözden geçirmesine neden olması muhtemel. İktidar partisinin de bu tür iç çekişmeleri göz önünde bulundurarak, seçim kampanyalarını stratejik bir titizlikle planlaması bekleniyor. Partinin ulusal yönetimi ise henüz resmi bir yorum yapmadı; ancak durumun “çözülmesi ve birliğin sağlanması” gerektiği vurgulanıyor.
Sonuç olarak, Uşak’ta yaşanan “ciddiyetsizlik” kavgası, CHP içinde hem örgütsel hem de kişisel boyutlarda bir kriz sinyali veriyor. Tarafların birbirine “numara demode” demesi, parti içinde uzun vadeli bir uzlaşma sürecinin gerekliliğini gözler önüne seriyor.