
Prof. Dr. Murat Şeker (Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi, Genel Müdür (Mali) Yardımcısı) Xinhua’ya verdiği röportajda, THY’nin Bank of China ile imzaladığı beş yıllık 3 milyar Çin yuanı (yaklaşık 428 milyon ABD doları) tutarındaki finansman taahhüdünü ayrıntılı olarak açıkladı. Şeker, bu yatırımın şirketin uçak alım ve leasing stratejisinde “kritik bir dönüm noktası” olduğunu vurguladı.
Bu finansman sayesinde THY, yeni nesil dar gövde ve geniş gövde uçaklarını Çin’e yönlendirecek, aynı zamanda mevcut filosunun modernizasyonunu hızlandıracak.

Çin ve Türkiye sivil havacılık otoriteleri, bu yıl ikili uçuş haklarını genişletme konusunda mutabakata varmış durumda. Yeni düzenleme kapsamında THY’nin haftalık sefer sayısı 21’den 31’e çıkacak ve 2025 yılı itibariyle 49 sefere ulaşması hedefleniyor. Şeker, “Bu artış, iki ülke arasındaki toplam koltuk kapasitesini iki katından fazla yükseltecek” diyerek planların ekonomik etkisini değerlendirdi.
Mevcut durumda, THY ve Çinli havayolları birlikte haftada yaklaşık 55 sefer düzenleyerek 17.000 koltuk sunuyor. Sefer sayısının 49’a çıkarılması, yalnızca yolcu taşımacılığını değil, aynı zamanda kargo kapasitesini de önemli ölçüde genişletecek.
THY, dünyanın önde gelen hava kargo taşıyıcıları arasında yer alıyor ve şu anda 30’dan fazla destinasyona özel kargo hizmeti sunuyor. Şeker, Air China Cargo ve diğer Çinli kargo operatörleriyle yürütülen kod paylaşımı anlaşmalarının, Çin içindeki ve uluslararası destinasyonlardaki yolcu ve kargo bağlantılarını güçlendirdiğini belirtti.
Bu işbirlikleri sayesinde THY, Çin içinde 12 havayolu ile interline anlaşmalarını genişleterek yolculara kesintisiz bağlantılar sağlıyor. Ayrıca, “Kuşak ve Yol İnisiyatifi”nin bölgesel işbirliğini pekiştirdiği ve bu genişlemenin iki ülke arasındaki ticari ve turistik akışı artırdığı vurgulandı.
Şeker, 2025’in THY için “dönüm noktası” olduğunu ve bu yıl gerçekleşecek sefer artışının, şirketin Asya pazarındaki konumunu güçlendireceğini ifade etti. Finansman desteği ve artan sefer sayısı, THY’nin hem yolcu hem de kargo segmentinde rekabet avantajı elde etmesini sağlayacak.
Özetle, THY’nin Çin’e yönlendirdiği stratejik adımlar, iki ülke arasındaki hava ulaşımını yeniden şekillendirirken, şirketin global büyüme stratejisine de ivme kazandırıyor.