
KTO’nun Aralık ayı meclis toplantısı, KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Toplantıda, 2026 yılı Oda bütçesi ve faaliyet programı meclisin onayıyla kabul edildi. Meclis üyelerine teşekkür eden Selçuk Öztürk, 2025 yılının zorlayıcı ekonomik koşullarını değerlendirdi ve 2026 için stratejik hedeflerini paylaştı.

Öztürk, “Enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşün devam etmesi, kurdaki dengelenmenin güçlenmesiyle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide rahatlama öngörmekteyiz” diyerek, önümüzdeki dönemde fiyat istikrarının sağlanacağını ve kredi maliyetlerinin düşeceğini vurguladı. Konya’nın güçlü üretim altyapısı, köklü ihracat kültürü ve yüksek girişimci profili, bu olumlu beklentileri destekleyen temel faktörler olarak öne çıktı.
Başkan, “Anadolu’nun alternatif ve güvenilir üretim merkezi olma özelliğimiz, 2025 yılında daha da görünür hâle geldi; şehrimiz sanayi ve ticarette sergilediği dirençli duruşla dikkat çekti” ifadeleriyle bölgenin rekabet gücüne dikkat çekti. Ayrıca, KTO’nun üyelerinin sahadaki gerçek ihtiyaçlarını yakından takip eden, değişen şartlara hızlı uyum sağlayan ve çözüm odaklı bir kurumsal yapı inşa etmeyi öncelik olarak gördüğünü belirtti.
Başkan Öztürk, küresel ekonomik dengelerdeki dönüşümü şu sözlerle özetledi: “Dünyada yeniden korumacı bir ekonomi hakim olmaya başladı. ABD, Avrupa başta olmak üzere ülkeler üretimlerini kendi sınırları içinde tutmak istiyor”. Bu bağlamda, Türkiye’nin de yerli üretimi artırma ve cari açığını azaltma yönündeki politikalarını hızlandırması gerektiğini vurguladı. Çin’in cari açığın büyük bir kısmını oluşturması, acil önlemler alınmasını zorunlu kılıyor; bu da KTO’nun yerli tedarik zincirlerini güçlendirmeye yönelik projelerini destekleyecek bir ortam yaratıyor.
Öztürk, “Üretimin her zamankinden daha önemli hale geldiği bir dönemde, KTO olarak üyelerimizi inovasyon, teknoloji transferi ve dijitalleşme konularında desteklemeye devam edeceğiz” diyerek, bölgesel sanayinin küresel rekabete entegrasyonunu hedeflediklerini belirtti.
Geçtiğimiz Cumartesi, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Hatay’daki tarihi Habib‑i Neccar Camii’nin restore edilerek yeniden açılışına katılan Öztürk, bu projenin bölgeye moral ve ekonomik canlanma getirdiğini dile getirdi. “Deprem bölgesinde 455 bininci konut hak sahiplerine teslim edildi. Bu süreçte Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki çalışmalar ve Bakan Murat Kurum’un desteği çok kıymetli” şeklinde konuştu.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer paydaşlarla birlikte yürütülen bu tür sosyal sorumluluk projelerinin, KTO’nun sadece ticari değil, toplumsal kalkınma vizyonunu da pekiştirdiğini vurguladı.
Selçuk Öztürk, “Konya’nın potansiyeline, iş dünyamızın sağduyusuna ve ülkemizin geleceğine inancımız tam. Ortak akıl, istişare ve güçlü iş birlikleriyle 2026 yılında da Konya için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek, bölgenin ekonomik hedeflerine ulaşması için iş dünyası, kamu kurumları ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini yineledi.
Bu çerçevede, KTO’nun 2026 yılı bütçe ve programının oy birliğiyle kabul edilmesi, üyelerin ve paydaşların güvenini yansıtıyor; aynı zamanda bölgesel kalkınmanın sürdürülebilir bir temele oturtulması için güçlü bir adım olarak görülüyor.