
“Yeni yıl bir mucize değildir; bir fark etme durağıdır” diyerek Dr. Alparslan Asil Budaklı yeni yılın insanları bir anda her şeyi değiştirecek bir sihirli tarih gibi algılamalarının hayal kırıklıklarına yol açabileceğini belirtti. Bu dönemi beklenti yerine umut üzerine kurmak, ruh sağlığını korumanın en etkili yolu olarak sundu.

Budaklı, beklenti ve umut arasındaki dilsel farkı şu şekilde özetliyor: “Beklenti ‘kesin olsun’ der, umut ise ‘olabilir’ der.” Beklenti gerçekleşmediğinde yaşanan sert hayal kırıklığı, umut ise esnek kalıp şekil değiştirebilir, tamamen yıkılmaz. Bu yüzden yeni yılda beklentiden ziyade umudu büyütmek gerektiğini vurguladı.
“Hedeflerinizi küçültmek, insanı küçültmez” diyerek Budaklı, küçük ama sürdürülebilir adımların büyük değişimlerin temelini oluşturduğunu açıkladı. Örneğin; haftada üç gün 20 dakika yürüyüş, her akşam 10 sayfa kitap gibi somut alışkanlıklar beyni büyük sözlerden daha çok etkiler. “Eskiye göre daha az zorlanmak bile ilerlemedir” sözleriyle bu yaklaşımın psikolojik faydasını pekiştirdi.
Yılbaşı döneminde artan kaygı için Budaklı, zihni değil bedenin sakinleştirilmesi gerektiğini belirtti. “Nefesi bilinçli yavaşlatmak, bedene ‘şu an güvendeyim’ mesajı verir” diyerek bir dakikalık nefes egzersizi ve 5‑4‑3‑2‑1 duyusal odaklama tekniğini tanıttı. Bu yöntemler, kalp atışını düzenleyerek kaygı döngüsünü kırmaya yardımcı olur.
Budaklı, uyku kalitesi ve kafein tüketiminin kaygı üzerindeki etkisini vurguladı: “Uyku düzelse, kaygı da azalır.” Yatmadan bir saat önce ekranları kapatmak, kafeini azaltmak ve aynı saatlerde uyanmak gibi basit rutinler, sinir sisteminin yeniden dengelenmesini sağlar.
Yeni yılın getirdiği “bir gecede rahatlama” umudu, şans oyunlarına yönelimi artırabilir. Budaklı, umudun tek bir ihtimale bağlanmasının kırılganlaştığını ve bu durumun bağımlılık riskini doğurduğunu uyarıyor. “Zararı kapatma isteği, oyunu eğlenceden çıkarır” ifadesiyle riskli davranışların farkına varılması gerektiğini belirtiyor.
Yılbaşının duygusal etkileri bireyden bireye değişir. Kimisi kalabalıkta enerji bulurken, kimisi yalnızlık hisseder. Budaklı, bu farklılıkların normal olduğunu ve kişisel farkındalık geliştirilerek daha sağlıklı bir geçiş yapılabileceğini hatırlatıyor.
Son olarak Budaklı, yeni yılın bir sınav değil, nefes almak, yön belirlemek ve küçük düzenlemeler yapmak için bir durak olduğunu vurguladı. “Mükemmeliyet değil, şefkat hediye edin” diyerek okuyuculara kendilerine karşı nazik olmaları mesajını verdi.