
Yalova’da gerçekleşen darbe girişimi, güvenlik güçlerinin terör örgütüyle girdiği şiddetli çatışma sonucunda üç polis memurunun şehit olmasına yol açtı. Operasyon sırasında ölü ele geçirilen terörist Zafer Umutlu, daha önce de bölgedeki terör şebekesine bağlı olduğu tespit edilmişti.

Zafer Umutlu’nun amcası Metin Umutlu, gazeteye verdiği ifadelerde, “Bizim için öldürülmeniz lazım. Cihat emri gelirse ilk vuracağım kişiler siz olacaksınız” şeklinde tehditler savunduğunu itiraf etti. Metin Umutlu, yeğeninin örgütten kopması için defalarca uyardığını, fakat hiçbir sonuç alınamadığını belirtti.
Amca, aynı zamanda aile içinde yaşanan şiddetli kavganın da bir parçası olduğunu söyledi; “Abisi ve kardeşi Zafer’i dövdüler, bu yüzden birkaç ay önce aile içinde sert bir kavga yaşandı” dedi.
Metin Umutlu, savcılara yeğeninin tehlikeli olduğuna dair birden fazla şikayette bulunduğunu, ancak “ellerinde delil yok” denilerek işlem yapılmadığını iddia etti. Amca, çatışmadan üç gün önce de Zafer’in kardeşinin bir eylem planladığından şüphelendiğini ve bu şüpheyi yetkililere ilettiğini vurguladı.
Şehit polislerin aileleri ve yakınları, Allah’tan rahmet dileyerek olayın ardından duygularını paylaştı. Metin Umutlu, “Polislere sıkılan o kurşunlar bize de sıkıldı. Ciğerimiz yandı” diyerek kayıpların acısını dile getirdi.
Ama aynı zamanda, “Ne ben, ne ailem bu cenazeye sahip çıkmıyoruz. Asla almayacağız. Sen devletime, polisime kurşun sıkıyorsan, ben de senin cenazeni almam” şeklinde kesin bir tutum sergiledi.
Uzmanlar, terörist ailelerin hâlâ örgüt içinde aktif olabilme potansiyeline dikkat çekerken, güvenlik güçlerinin benzer aile içi tehditlere karşı daha etkili bir takip ve müdahale stratejisi geliştirmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, şiddetli aile içi çatışmaların terör örgütleriyle bağlantısının, radikalleşmenin önlenmesinde kritik bir risk faktörü olduğu vurgulandı.
Bu teröristlerin aileleri de en az onlar kadar tehlikeli. Tehditler savuruyorlarmış, hiç utanmıyorlar.