
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, yeni yıl konuşmasında Rusya ile süregelen dört yıllık çatışmayı sona erdirecek barış metninin yüzde 90 oranında tamamlandığını belirtti. “Kalan yüzde 10, barışın, Ukrayna’nın ve Avrupa’nın kaderini belirleyecek” sözleri, anlaşmanın son aşamasının kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor.

Bu açıklama, uzun süredir uluslararası arenada merak edilen bir soruya net bir yanıt gibi görünüyor: Savaş gerçekten sonlanacak mı?
Moskova, Çarşamba günü Valdai Gölü kıyısındaki özel ikametgahını insansız hava araçlarıyla hedef aldığına dair “kanıt” olduğunu iddia eden belgeler yayınladı. Ukrayna ise bu iddiaları şiddetle reddetti. Kremlin’in yayımladığı videoda, Sumi ve Çernihiv bölgelerinden fırlatıldığı iddia edilen bir insansız hava aracının karla kaplı bir ormanda düşüşü gösteriliyordu. Videodaki asker, aracın “Ukrayna’ya ait Çaklun modeli” olduğunu ileri sürdü. BBC, görüntülerin doğruluğunu bağımsız olarak teyit edemedi.
AB’nin en üst düzey diplomatı Kaja Kallas, Rusya’nın iddialarını “kasıtlı bir dikkat dağıtma” ve barış sürecini “raydan çıkarma” girişimi olarak nitelendirdi. Aynı zamanda, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 6 Ocak’ta Paris’te toplanacak Avrupa ülkeleri ve müttefiklerinin “Ukrayna’yı korumak ve kalıcı bir barış sağlamak” için somut taahhütlerde bulunacağını duyurdu.
ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff, “güvenlik garantilerini güçlendirmek ve etkili çatışma önleme mekanizmaları geliştirmek” için Ukrayna, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’nın ulusal güvenlik danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını belirtti. Ancak, herhangi bir anlaşmanın nihai onayı için Rusya’nın rızasının gerektiği ve bu onayın yakın görünmediği vurgulandı.
Zelenskiy, 20 dakikalık ulusa sesleniş konuşmasında, “Ukrayna savaşın sonunu ister, ülkenin sonunu değil” diyerek barışın şart koşulmadan kabul edilemeyeceğini yineledi. Donbas bölgesinden çekilmenin “her şeyin sonu” anlamına geleceğini ve bu talebin “zayıf anlaşmalar sadece savaşı körükler” ifadesiyle karşılık bulduğunu söyledi.
Başkan, Washington’ın 15 yıl sürecek güvenlik garantileri sunduğunu, fakat bu garantilerin ne zaman devreye gireceğine dair net bir takvim olmadığını ekledi. Bu belirsizlik, Ukrayna’nın dış politika yöneticileri için hâlen büyük bir risk faktörü oluşturuyor.
Şu an Moskova, Donetsk’in yaklaşık %75’ini ve Luhansk’ın %99’unu kontrol ediyor. Bu iki bölge, Donbas olarak biliniyor ve Rusya’nın bu bölge üzerindeki taviz vermemesi, müzakerelerin en büyük engellerinden biri olmaya devam ediyor. Zelenskiy, Donbas’ın bırakılmasının “Ukrayna’nın egemenliğine doğrudan darbe” olacağını vurguladı.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, yeni yıl mesajında Pyongyang ve Moskova arasındaki “yenilmez ittifakı”nı överken, “yabancı topraklarda” savaşan askerleri de takdir etti. Güney Kore yetkilileri ise, Kuzey Kore’nin Rusya’ya binlerce asker, füze ve uzun menzilli silah gönderdiğini iddia ediyor; bu askerlerin en az 600’ünün hayatını kaybettiği bildiriliyor. Bu gelişmeler, bölgedeki çok‑paydaşlı çatışma dinamiklerini daha da karmaşık bir hâle getiriyor.
Zelenskiy, ABD, Avrupa ve diğer uluslararası ortakların katılımıyla barış görüşmelerinin bu ay yeniden başlatılmasını ve hızlandırılmasını talep etti. Trump’ın danışmanları, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın ulusal güvenlik danışmanlarıyla bir araya gelerek “savaşı sona erdirmek” için yeni senaryolar üzerinde çalışıyor. Ancak, Kremlin’in son video iddiaları ve insansız hava aracı olayı, sürecin daha uzun bir gecikme yaşayabileceği sinyalini veriyor.
Sonuç olarak, barış anlaşmasının neredeyse tamamlanmış olması umut verici olsa da, Rusya’nın son onayı, güvenlik garantilerinin netleştirilmesi ve dış aktörlerin müdahaleleri gibi kritik unsurlar, anlaşmanın nihai şekillenmesini hâlâ belirsiz kılıyor.