
Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Eğer İran, her zaman gibi barışçıl protestocuları vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır. Harekete geçmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Bu söylem, uzun süredir devam eden İran içindeki ekonomik kriz ve toplumsal huzursuzluğa doğrudan bir müdahale sinyali olarak değerlendirildi.

İran’da ekonomik sorunlar ve işsizlik, yaklaşık bir hafta önce başkent Tahran’da başlayan protestoları tetikledi. Gösteriler, kısa sürede ülkenin birçok şehrine yayılarak geniş bir toplumsal hareket haline geldi. Protestocular, temel gıda ve enerji fiyatlarındaki artışı, para biriminin değer kaybını ve hükümetin yolsuzluk iddialarını protesto etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protestoların toplumsal memnuniyetsizlikten kaynaklandığını kabul ederek, “Yaşanan ekonomik sıkıntıların sorumluluğunu üstleniyoruz ve vatandaşlarımızı rahatlatacak adımları hayata geçireceğiz” şeklinde bir açıklama yaptı. Pezeşkiyan, uluslararası baskıların artmaması için ekonomik reformların hızlandırılacağını belirtti.
Trump’ın açıklaması, ABD ve İran arasındaki zaten gergin ilişkileri daha da karmaşık bir hâle getirebilir. Uzmanlar, bu tür bir müdahalenin bölgedeki istikrarı tehdit edebileceği ve ABD’nin diplomatik yollarla daha fazla baskı yapması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Diğer ülkeler ise, İran içindeki protestoların kendi iç meseleleri olduğunu ve dış müdahalelerin bölgeyi istikrarsızlaştırabileceğini vurguluyor.
Bu gelişmeler ışığında, hem İran içinde hem de uluslararası arenada protestoların seyrinin ve ABD’nin olası müdahalesinin yakından izlenmesi bekleniyor.