Kutsal Sina Dağı’ndaki Mega Proje Tartışması

Yayınlama: 29.09.2025
11
A+
A-

Yıllardır, Sina Dağı, ziyaretçiler için bir cazibe merkezi olmuştur. Bedevi rehberler eşliğinde dağda yürüyüşler yapılır ve güneşin doğuşu izlenir. Ancak şimdi, bu kutsal yer, bir turizm mega projesine dönüştürülme planları ile karşı karşıya. Bu durum, yerel Bedevi topluluğu ve uluslararası toplumda endişelere yol açmıştır.

Sina Dağı, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar tarafından saygı duyulan önemli bir dini mekandır. Musa Peygamber’e On Emir’in verildiği yer olarak bilinir. Ayrıca, İncil ve Kuran’a göre Tanrı’nın peygamberle yanan çalıdan konuştuğu yerdir. Yunan Ortodoks Kilisesi tarafından yönetilen 6. yüzyıldan kalma Aziz Katerina Manastırı da burada bulunmaktadır.

Mısırlı yetkililer, Yunanistan’ın baskısıyla manastırı kapatmak istediklerini reddettiler. Ancak, manastırın ve çevresinin nasıl dönüştürüldüğü konusunda endişeler devam ediyor. Lüks oteller, villalar ve alışveriş merkezleri inşa edilmesi planlanıyor. İngiliz seyahat yazarı Ben Hoffler, bunun sürdürülebilir bir kalkınma projesi olarak sunulduğunu ancak Bedeviler’in iradesi dışında dayatıldığını söylüyor.

# Planın Etkileri ve Benzer Olaylar

Lokal halk, değişiklikler hakkında doğrudan konuşmak istemiyor. Yunanistan, manastırla olan bağlantısı nedeniyle Mısır’ın planları konusunda en çok sesini çıkaran yabancı güç oldu. Atina ve Kahire arasındaki gerilim, Mayıs ayında bir Mısır mahkemesinin Aziz Katerina’nın devlet arazisi üzerinde olduğuna hükmetmesinin ardından alevlendi.

Mısır, 2021 yılında turistler için devlet destekli Büyük Başkalaşım Projesine başladı. Plan, oteller, ekolojik pansiyonlar ve büyük bir ziyaretçi merkezinin yanı sıra, yakındaki küçük bir havaalanının genişletilmesini ve Sina Dağına bir teleferik hattı kurulmasını öngörüyor. Hükümet projeyi “Mısır’ın tüm dünyaya ve tüm dinlere bir armağanı” olarak tanıtıyor.

# Çevresel ve Kültürel Etkiler

Planın karşıtları bölgenin özel doğal özelliklerinin yok edildiğini söylüyor. Alanın üstün evrensel değerini detaylandıran Unesco, “çevredeki engebeli dağlık arazinin… Manastır için mükemmel bir fon oluşturduğunu” belirtiyor. 2023 yılında Unesco endişelerini dile getirdi, Mısır’a inşaatları durdurması, etkilerini kontrol etmesi ve bir koruma planı hazırlaması çağrısında bulundu.

# Gelecek Nesiller İçin Koruma

Aziz Katerina Vakfı’nın hamisi olarak Kral Charles, manastırın “gelecek nesiller için korunması gereken büyük bir manevi hazine” olduğunu belirtti. Mega proje, Mısır’da ülkenin kendi tarihine karşı duyarsızlık nedeniyle eleştiri alan ilk plan değil. Ancak hükümet, bir dizi görkemli projeyi, durgunlaşan ekonomiyi yeniden canlandırmanın anahtarı olarak görüyor.

Mısır’ın bir zamanlar gelişen turizm sektörü, Gazze’deki acımasız savaş ve yeni bir bölgesel istikrarsızlık dalgasıyla darbe yediğinde, Covid-19 salgınının etkilerinden yeni kurtulmaya başlamıştı. Hükümet 2028 yılına kadar 30 milyon ziyaretçiye ulaşmayı hedeflediğini açıkladı.

# Yerel Toplumun Görüşü

Mısırlı gazeteci Mohannad Sabry, “Bedeviler bölgenin insanlarıydı ve onlar rehberler, işçiler, tutulacak insanlardı. Sonra endüstriyel turizm geldi ve dışarı itildiler – sadece işin dışına itilmekle kalmadılar, fiziksel olarak da denizden geri plana itildiler.” dedi.

Aziz Katerina Manastırı geçtiğimiz 1500 yıl boyunca pek çok çalkantıya sahne oldu. Ancak buradaki en eski keşişler ilk geldiğinde hala uzak bir inziva yeriydi. Son yıllarda, büyük kalabalıklar sık sık yanan çalının kalıntıları olduğu söylenen yerin önünden geçerken ya da Yeni Ahit’in dünyanın ayakta kalan en eski, neredeyse eksiksiz, el yazması kopyası olan Codex Sinaiticus’tan (Sina Yazması) sayfaların sergilendiği bir müzeyi ziyaret ederken görülebiliyordu.

Şimdi, manastır ve alanın derin dini önemi devam edecek olsa da çevresi ve yüzyıllardır süregelen yaşam biçimi geri dönülemez bir şekilde değişecek gibi görünüyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.